Adamın Biri, Hoca ya sorar:
“Nuh un gemisine zeytin dalını ağzında getiren güvercin erkek miydi, dişi miydi?”
Hoca cevap verir:
“Tabii ki erkekti. Eğer dişi olsaydı, ağzını o kadar kapalı tutamazdı!”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kasabanın eşrafı ok atmaya giderken Nasreddin Hoca yı da yanlarına almışlar. Sırasıyla herkes hedefe ok atmış. Kimi isabet ettirmiş, kimi ettirememiş.
Sıra Hoca ya gelince
“Haydi Hoca seni de görelim” demişler.
Hoca fırlatmış, ok hedefin çok uzağına düşmüş.
“İşte” demiş Hoca, “Sekban başı böyle atar.
“İkinci ok da hedefi vurmamış.
Hoca bu kez de:
“Bizim Subaşı da böyle atar” demiş.
Üçüncü ok hedefe tam isabet edince göğsünü kabartıp arkadaşlarına dönüp eklemiş:
“İşte Nasreddin de böyle atar.”
Bayram gecesi Hoca nın karısı tatlı pişirmiş. Karı koca, konuşa gülüşe yemişler, birazı da artmış, bunu da sabaha yeriz deyip kalkmışlar. Uykuları gelince de yatmışlar. Yatmışlar amma Hoca yı bir türlü uyku tutmamış.
Nihayet karısını dürtmüş:
“Hanım kalk kalk, aklıma pek önemli bir şey geldi, durma, kalk.”
Karısı telaşla kalkıp:
“Ne var, hayrola” deyince
“Şu artan tatlıyı getir”.
Karısı, tabağı getirince
“Çök yanıma” demiş.
Oturup tabağı bir güzel temizlemişler.
Rahatlamış bir şekilde karısına şöyle der:
“Şimdi yatalım, uyuyalım. Aklımda olacağına midemde olsun.”
Nasreddin Hoca ölüm döşeğindeymiş.
Karısını çağırmış.
“Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.”
“Ayol Hoca delirdin mi sen? Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?”
“İyi ya Azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür.”