İnsanı "insan" yapan; adalet, şefkat, fedakarlık, sevgi ve marifetullah (Allah'ı tanıma) gibi ali duygular, ancak zulme, bencilliğe ve inkara karşı verilen bir mücadeleyle kök salabilir ve kalıcı bir saadet üretebilir. Zorluk ve zıtlık yoksa, kazanılan şeyin bir değeri ve getirdiği bir mutluluk da olmaz.. (alıntı)
İyi insanlar iyiliklerinden, kötüler kötülüklerinden, kaba insanlar çirkin şakalardan hoşlandıkları için, terbiyeli insanlar kibarlık ve görgü icabı, hepsi de prensip denen bir mutabakat uyarınca oyunu sürdürür..
Bastırdığımız mizaç yine de içimizde varlığını sürdürür. İşte bu nedenle, bazen dâhi bir yazarın yeni şaheserini okurken, kendi küçümsemiş olduğumuz fikirlerimizi, bastırmış olduğumuz sevinç ve üzüntüleri, aşağıladığımız koca bir duygu âlemini o şaheserde bulup sevinir ve birden değerli olduklarını anlarız..