Yazık ki orada Selim'in ardına düşüp giden hiçbir Anadolu evladı, bu hareket ile artık Şah İsmail'in yanına giden kardeşleri, arkadaşları, dostlarıyla aralarına duvarlar örüldüğünün henüz farkında değillerdi. Anadolu köyü çatlamış, coğrafya yırtılmış, renkler ayrışıyordu. Artık safın bu yanındakiler asker, o yanındakiler talip adıyla anılacak; buradakiler tolga giyecek, oradakiler kızıl başlık saracaktı. Anadolu'da kardeşin kardeşten koptuğu ilk gün de değildi üstelik bu, hatta son gün de olmayacaktı. Anadolu boşalıyordu ve boşaltan ile dolu tutmak isteyen arasındaki siyasi mücadele kardeşi kardeşe düşürecekti.