Bir insanı ezip mahvetmek, ona en korkunç bir katilin bile duyunca titreyeceği kadar ağır bir ceza vermek isteyenlerin, insana yaptığı işin tamamen anlamsız, faydasız olduğu duygusunu vermesi yeterlidir.
“Yek katre-i hunest ve hezar endişe”, yani “Bir damla kan ve bin endişe.” İşte unutmayı başaramayan insanın trajedisi bu sözlerde gizliydi. Ömrünü endişeyle tamamlamaya ve sürekli acı çekmeye mahkûm olan bir zavallı ruh.
Doğru” dedi, gülümsedi. “Bu açıdan bakınca çok tehlikeli bir şeymiş aşk.”
“İnsanın iradesini elinden alır da ondan. Seni yönetmeye başlar,
mantık kaybolur, doğru dürüst düşünemezsin bile. Birine âşık olmak,
gözü bağlı olarak, bir uçurumun kıyısında yürümek demektir. Başına
neler geleceğini hiçbir zaman bilemezsin. Sonu ölüm de olabilir,
cinayet de, intihar da.”
Ey benim şahım; hayatımı bağışladın ama karşılığında hikâyelerimi çaldın benden.
Oysa ben sadece hikâyelerde yaşayabilirdim.
Şimdi onlar tükendi ve benim hikâyem de sona erdi.