Severek okuduğum nadir kitaplardandı. Kurgunun içinde çok güzel mesajlar barındırıyor, tek okumayla geçilecek bir kitap değil kesinlikle. 1984 kitabına benziyor her iki tarafta da baştaki insanlar, yönetim için kafalarına farklı şeyler empoze ediyor.
Fahrenheit 451' de düşünmeyi yasaklıyorlar insanlara adeta düşünmeyi, sorgulamayı yok etmeye çalışıyorlar. Düşünmek için güzel ortam olan bahçeleri, kırları ve boş olanları yasaklıyorlar.
Bazı yerlerde mantık hatası olmasına rağmen benim gözüme çok çarpmadı. Bu hataların yazar da farkında zaten, bahsediyor bundan. Okursanız pişman olmazsınız. Birkaç kez okuduktan sonra daha farklı şeyler anlayabileceğiniz bir kitap.
Severek, altını çizerek okuduğum bir kitaptı. İnsanın iç psikolojisini okumayı seviyorsanız kesinlikle önerebilirim. İç dünyayı çok güzel betimlemelerle anlatmış. Kitabı ikinci okuyuşumda, yavaş yavaş kendime benzetmeye başladım. Herkesin karamsar dünyasından bir parça vardı sanki.
Kitapta tam olarak bir bitiş yoktu. Daha çok baş karakterimiz kendi içini yavaş yavaş insanlarla göstermesi, bunu yaparken de korkması ve ileri gelen süreci anlatıyor.
Belki herkese hitap etmeyebilir, lakin bir kesimin çok seveceği bir kitap. Bir şans verilmeli.