matmazel noir

Etkili hikayeler anlatmak kolay değildir; zorluk hikayeyi anlatmakda değil, herkesin hikayeye inanmasını sağlamaktadır. Tarihin büyük kısmı şu soru etrafında döner: birileri milyonlarca insanı, tanrılara, milletlere veya sınırlı sorumlu şirketlere inanmaya nasıl ikna eder? Bu başarıldığında Sapiens'e olağan üstü büyük bir güç verir, çünkü bu milyonlarca yabancının ortak bir amaç doğrultusunda işbirliği yapmasını ve birlikte çalışmasını sağlar.
Reklam
var böyle birkaç dövmek istediğim
Bağımlı dişilerle rekabetçi erkekler arasındaki dinamikler, filler ve bonobo şempanzeleri gibi pek çok hayvan türünde anaerkil bir toplumsal yapıya yol açar. Dişilerin dış yardıma ihtiyacı olduğundan sosyal becerilerini geliştirmeleri ve iş birliği yapmayı, ödün vermeyi öğrenmeleri gerekir; böylelikle, tamamen kadınlardan oluşan toplumsal ağlar kurarak her üyenin çocuk yetiştirmesine yardımcı olurlar. Erkeklerde bu esnada tüm zamanlarını dövüşerek ve rekabet ederek geçirir ve sosyal becerileriyle toplumsal bağları gelişmemiş olarak kalırlar. Bu yüzden bonobo ve fil toplulukları işbirliğine yatkın dişlerden oluşan ağlar tarafından yönetilir ve bencil, işbirliğine yanaşmayan erkeklerde kenara itilir. Dişi bonobolar ortalama erkekten daha güçsüz olmalarına rağmen, genellikle birleşip sınırı aşan erkekleri dövebilirler.
Aklı başında hiç kimse, fiziksel zayıflıklarının ya da düşük Testosteron seviyelerinin, kadınların başarılı general veya politikacı olmalarını engelleyeceğini öne süremez. Bir savaşı idare etmek için elbette dayanıklılık gerekir, ama fiziksel güç veya saldırganlığa gerek yoktur. Savaşlar bar kavgası değildir; olağan üstü bir örgütlenme, işbirliği ve ödün verme becerisi isteyen son derece karmaşık projelerdir.
Üçüncü bir biyolojik açıklama, kaba kuvvete ve şiddete daha az yer verirken, milyonlarca yıllık evrim sonucunda kadınların ve erkeklerin farklı hayatta kalma ve üreme stratejileri geliştirdiklerini öne sürer. Bu açıklamaya göre, erkekler doğurgan kadınları hamile bırakabilmek için birbiriyle yarıştıklarından, üreme şansına sahip olabilmeleri her şeyden önce rakiplerini altedebilmelerine bağlıydı. Zaman geçtikçe de gelecek nesillere en hırslı, saldırgan ve rekabetçi erkeklerin genleri aktarılmış oldu.
Altını çizerim olası teorilerdendir
Bir kadının kendini hamile bırakacak erkek bulmasıysa hiç sorun olmamıştı. Ama eğer torunları da olsun istiyorsa dokuz ay karnında taşıdığı çocuklarına doğumdan sonra da yıllarca bakmalıydı. Bu süre boyunca çok az yiyecek bulma fırsatı bulacağından yardıma muhtaçtı, kısacası bir erkeğe ihtiyacı vardı. Hem kendisinin hem de çocuklarının hayatta kalmasını garanti etmek için kadının erkeğin sunduğu koşulları kabul etmekten başka çaresi yoktu. Zamanla, sonraki nesillere aktarılan kadın genleri, uysal bakıcı kadınların genleri oldu.
Reklam