Ay ışığı, göğsünde bir murat mahyasıydı. Yıldızlar tanrıyla konuşuyordu. Saçların ormanların uğultusu, topuklarında Hafız'ın bahçesi, kırmızı bir zaman oluyordu ağzın. Şarabın Samanyolu, içimdeki arzuyu kekeme bir merhamete çeviriyordu, Ayrılık bir kuyu suyuydu henüz..