Niyeti hakikati aramak olan, tartışmada bile hikmet bulur. Tartışmanın edebi, niyette gizlidir. Her şeyin bir edebi olduğu gibi bunun da bir edebi vardır. Lâkin edep elden giderse, kelâm kılıca dönüşür, gönül incinir.
Bir tasavvuf âlimi, yolda boynuzlu bir hayvanla karşılaşır. Kenara geçerek hayvana yol verir. Yanındakiler, âlimin yolun kenarına çekilip beklemesine, hayvana yol vermesine şaşırırlar. O zat, kendisini şaşkınlıkla izleyenlere şu manidar cevabı verir; “Benim aklım var, onun ise boynuzları...”
Bir kalabalık değil bu, bir duruş. Gürültüyle değil, varlıkla kendini hissettirenlerden. Belki de asıl güç; ses çıkarmadan, göz önünde olmadan, sadece direnerek yaşamakta gizlidir.