"Ben doğrudan doğruya kalbimden gelen heves ve arzunun zorlamasıyla hareket etmem. O zorlamaya hiç yüz vermem. Onu beynimin hükmüne bırakırım. İşte orada kabul edilen ve beğenilen şeyle hareket ederim. Uygun ve elverişli görülmeyeni yine geldiği yere, yani kalbime iade ederim."
"Herkese kendini sevdirmenin, herkes tarafından hürmet görmenin yalnız güzellikle olmayıp, çalışmakla, kazanmakla, öğrenmekle, ilim bilmekle de olacağını göstermek istiyorum. Bu sevilmenin, bu rağbet görmenin öyle kaybedilebilecek, çalışabilecek bir servete, gençlik âlemine özgü geçici güzelliğe benzemediğini anlatmak istiyorum."