Gustav

Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·364 syf.·
2019 26. kitabı
Bu yazın sonuna kadar yıllardır ilgilendiğim, bildiğim ve sürekli karşıma çıkan ama kaderin cilvesi bir türlü okumadığım 20 yy klasiklerini, baba kitaplarını okuma harekatımın ilk adımı olarak okudum Lolita’yı. Nabokov’u, kitabı zaten iyi biliyorum. Kitabın sinemadaki Kubrick ve A. Lyne uyarlamalarını da izlemiş ve okuyucu olarak beni neyin beklediğini bilerek elime aldım kitabı. Beklediğimi fazlasıyla buldum. Dönemine göre bu kadar cesur ve açık bir dil beklemiyordum. Nabokov anlatmak istediği duyguyu/tutkuyu yazarken hiç ket vurmamış kalemine. Resmen bombalamış. Yıllar sonraki Kubrick uyarlamasında bile kitaba göre çok daha muhafazar bir anlatım vardır. Baş karakterimiz Humbert'In 12 yaşındaki bir kız çocuğuna duyduğu hastalıklı tutkunun ötesinde keşifler barındıran bir eser. Humbert’ın karakterinin katmanlarını romanda geçen aralara gizlenmiş ufak ipuçlarından hareketle çözüp anlayabilmek, olanın kendisinin bize anlattığından nasıl da farklı olduğunu görüp şaşırmak… Romanı okurken fark ediyorsunuz ki aslında anlatılanların birden çok gerçeklik düzlemi var. Kitabı bitirip kapağını kapattığınızda elde kalanın pornografik bir bayağılıkla ilgisi yok. Has bir edebiyat lezzeti, usta işi bir dil kullanımı ve hayran olunacak anlatım teknikleri… Büyük bir yazarın güzel bir romanı.
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
6/10
·424 syf.·
2019 25. kitabı
Yerli polisiye romanları bir süredir takip ediyor ve okuyorum. Beni şaşırtan çok beğendiğim, yeni tanıştığım eserler de oldu. Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği ile de bu aşamada tanıştım ve takip ediyorum. Birliğin ön ayak olduğu ve 21 yazarın hikayesinden oluşan bu kitap hem zaten romanlarını okuyup takip listeme aldığım yazarların hikayeleri okumak hem de yeni yazarlar keşfetmek için önemliydi benim için. Şöyle ilginç bir şey oldu; zaten bildiğim yazarların hikayelerini beğenemedim ancak yazdığı polisiye roman varsa mutlaka okumalıyım dedirten bir kaç yeni isimle tanıştım. Diğer yandan polisiye türüyle öykücülüğün ne kadar bağdaştığı, 20-40 sayfalık bir öyküde polisiye kurguyu yaratmanın mümkün olup olmadığı ve türün büyük yazarlarının öykülerinin polisiye edebiyat külliyatındaki yeri nedir? gibi sorular da aklıma geldi. Sanırım Sherlock Holmes'un bazı öykülerini saymazsak polisiye temel olarak roman türü üzerinden ilerliyor. Sonuçta, kesinlikle çok daha fazla ilgiyi hak eden türkçe yazan polisiye yazarları keşfetmek, ilgi duymak için güzel bir toplama bu kitap ancak polisiye merak, heyecan ve lezzet açısından çoğu öykü bende iz bırakmadı....
KanlakarışıkKolektif · Çınar Yayınları · 201854 okunma