Bizi en büyük başarıya götüreceğini sandığımız yol, sandığımız gibi bir yol değildir. Zira zihnimizdeki başarı kavramı çoğu zaman dışarıdan gelebilecek saçma sapan bir kazanıma hedeflenmiştir: olimpiyatlarda madalya kazanmak, ideal bir eş, yüklü bir maaş.
Hayatımızı bu ölçütlere uyabilmek için harcarız. Oysa başarı ölçülebilecek bir şey, hayat kazanılacak bir yarış değildir.
Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinize en sadık versiyonunuz olmayı hedefleyin.Kendinizi onaylayın, sevin. Bunun için çok çalışın. İnsanlar sizi küçümsediğinde, alay ettiğinde onlara kulak asmayın. Dedikodu çoğu zaman üstü örtük bir Kıskançlıktır. Oyalanmayın.
En Leziz Eser
Yahya Kemal Beyatlı’nın, kilosuyla orantılı olarak yemeğe düşkünlüğü de vardır.
Bir gün Abdullah Efendi Lokantası’nda menüyü büyük bir iştahla gözden geçirir.
Tatar böreği, iç pilav, zeytinyağlı enginar, kuzu çevirme, badem tatlısı, kaymaklı baklava vs. liste bir hayli zengindir. Listeyi gözden geçirince keyfi yerine gelen şair, ağzını şapırdatarak masadaki bir arkadaşına şu itirafta bulunur:
“İşte Türkçe’de okumaya doyamadığım en leziz eser!”