Muhakkak ki dünyanın en lüzumsuz adamıydım. Hayat beni kaybetmekle hiçbirşey ziyan etmeyecekti. Hiç kimsenin benden bir şey beklediği ve benim hiç kimseden bir şey beklediğim yoktu.
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta ben ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruh maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı(vasfı) hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?