İnsan yaşamı gelişene dek anasına gerek duyar. Sonra da ondan ayrılır. Bu yüzden de yaşam gelişene dek sevgiye gerek duyar, sonra da kendini ondan koparır. Çocuğun anneden ayrılması zordur ama yaşamın sevgiden ayrılması daha da zordur. Sevgi sahip olmak ve tutmak ister, yaşamsa daha fazlasını.
Aslında hâlâ hayatın başka bir yerde daha iyi olduğuna inanıyorsun. Eğer komşun da böyle düşünüyorsa eyvahlar olsun sana. Emin ol, öyle düşünüyor. Birilerinin artık çocukluk yapmaktan vazgeçmesi gerekiyor.
Meyveyi toplayabilmek için ölüme gerek var. Ölüm olmasa yaşam anlamsız olurdu çünkü uzun süren yine yükseliyor ve kendi anlamını yadsıyor. Olmak için ve varlığından haz almak için ölüme ihtiyacın var ve sınırlanmışlık varlığını yerine getirebilmeni sağlıyor.
İnsanın bir kitabı birçok kez okuyabileceğini bilmiyor olamazsın. Neredeyse ezbere biliyor olsan bile önündeki satırlara bir kez daha baktığında bazı şeyler yeni görünebilir ya da daha önce aklına gelmeyen düşüncelerle karşılaşabilirsin. Her bir söz tininde bir şeyler üretebilir. En sonunda da kitabı bir hafta bir yana bıraktıktan ve tinin çeşitli farklı değişiklikler yaşadıktan sonra bir kez daha başladığında zihninde yeni şeyler uyanır.
Haz her zaman en yakın olanı ister, çokluk yoluyla hisseder, birinden ötekine geçer, bir hedefi yoktur, sadece arar ve asla doymaz. Sevgi en uzaktakini ister, en iyiyi, doyumu.