Seda Saygan

Seda Saygan
Dünyayla başa çıkabilen ama kalbiyle baş edemeyen bir kadın

Seda Saygan

, bir kitap okudu
8/10
·452 syf.··
2024 7. kitabı
Jeffrey Young
8.8/10 · 5,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Seda Saygan

, şu anda okuyor
%19 (77/404 syf.)
David Burns
8.6/10 · 15,5bin okunma
4/10
·328 syf.··
2024 5. kitabı
·
436 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 23:48
Yani kitap o kadar çok süründü ki elimde artık yeter bitireyim de herkesin gönlü olsun diyerek okudum. Çok kötüydü diyemem çünkü kişinin ne aradığına da bağlı bu. Ben tamamen meraktan okudum, bir dönem herkesin dilinde sosyal medyada dönen o konuşmalardan sonra alıp bir kendim bakayım demiştim. Bana bilmediğim “aaa bu da gerçekten önemliymiş.” Diyeceğim çok fazla bir şey katmadı açıkçası ancak ikili ilişkilerde asgari düzeyde nasıl davranılması gerektiği konusunda, hatta bazı bölümlerde ileri safhalarda neler yapılması konusunda taktikler veren bir kitap. Okunmalı mı bilemiyorum denk gelirse şöyle bir incelenebilir.
İz Bıraktığın Kadar VarsınEsra Ezmeci · Destek Yayınları · 20212,500 okunma
Annemin cenazesini gözümde defalarca canlandırdığımdan çok daha az acı hissedeceğimi içten içe hep seziyordum. Annemi, kendim olmakla cezalandırmamak için elimden geleni yaptım ben. Hayatımı ondan bir sigara paketiymiş gibi sakladım gizli gizli kendim içerken. Bu yalana benim ihtiyacım yoktu ama annemin vardı. Sürekli planlar yapıyorsun, yetişmeye çalışıyorsun. Mutluluğun, prodüksiyon gerektiriyor senin. Hep böyle olur. Ayrıldıktan sonra evde yangın söner ve ev sahibi gelip yangında zarar almayan hala kullanabileceği ne var diye ortalığı karıştırır. Buradaki ev benim ve söndüğümü sanan varsa büyük yanılıyor. Arızalardan kurtulmanın yolunun onları tamir edecek kadar arızayla yüz göz olmamdan geçtiğini bildiğim için tüm bunlara izin veriyorum. Öyle mutsuzum ki bir yürüyeyim iyi gelir, dediğinden eminim. Çünkü ben de onlardan biriyim. Beni de bu sahile getiren mutluluk değil. Çünkü mutlu olduğum zaman mutlu olduğum yerde kalıyorum. Sahile inmiyorum, meydana çıkmıyorum, terapiye gitmiyorum, arkadaşımın üçlü koltuğunda uzanmıyorum, yorganın altına girmiyorum, bar taburesine ya da İstanbul’un en yaşlı ağacına tırmanmıyorum. Öyle çiviyle çakılmış gibi duruyorum. Mutluluk altımdan kayıp gidene kadar…