Melek

Melek
@MadamDefarge
Nasıl böyle sakin ve mükemmel görünebiliyorlar? diye sordu çocuk. Altta deli gibi ayak çırpıyorlar dedi at.
Öğrenci koçu
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
24 Ekim 1997
45 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
“ölmüşsen ölmüşsündür zaten, hepsi bu”diye cevap verdi. odasında, psikanalistiyle birlikte kullandıklarını söylediği bir zincir takımı vardı: narkoanaliz yapmayı deniyorlarmış, ihtiyar boğa’nın, derinlere doğru indikçe kötüleşen yedi ayrı kişiliği olduğunu keşfetmişler. en sonuncusu gözü dönmüş bir geri zekâlı, ortada ise başkalarıyla beraber kuyrukta bekleyen ve, “bazıları piçtir, bazıları değil, bütün mesele bu,” diyen ihtiyar bir zenci.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
az sonra esaslı bir gece çökecek, dünyayı kutsayan, bütün nehirleri karartan, tepeleri sarıp sarmalayan, son kıyıyı da kaplayan gece, ve kimse kimseye ne olacağını bilmeyecek, yaşlanmanın çaresiz sefaletinden başka, işte o zaman dean moriarty gelir aklıma, ardından ihtiyar dean moriarty, bulamadığımız baba, ve gene dean moriarty.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Alıntı
Bir gün çocuklarımızın merakla, anne babalarının inişsiz çıkışsız, düzenli, resimlerin dondurduğu gibi durağan hayatlar yaşadıklarını, sabahları kalkıp hayatın kaldırımlarını gururla adımladıklarını sanarak, bizim esas yaşantılarımızın, esas gecelerimizin hırpani deliliğini, bitikliğini, cehennemini ve o anlamsız yol kâbusunu akıllarının ucundan bile geçirmeden bakacakları fotoğraflardı bunlar. Hepsi sonsuz ve başlangıçsız bir boşluğun içinde.
Alıntı

Melek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·496 syf.·
2024 17. kitabı
Jack Kerouac
7.9/10 · 1.986 okunma
Geceyi yeniden yaşıyor, bir dakikayı hatırlamak için duralıyor, gecenin her anını kafasında sürdürüyordu. Yüzünden akan teri silmeye gerek görmeden, dudağına yapışan sigara kağıdını tırnağının ucuyla kazıyarak söküp attı. Kafasında tek düşünce dönüp duruyordu: Nasıl oldu da öylesine kötü konuştum! Onur ve ölüm konusundaki düşüncelerini, yüreğini sıkıştıran özlem ve melankoliyi, okyanusun dalgalarında boğulan karanlık tutkuları bir türlü dile getirememişti. Ne zaman bunlardan söz etmeye kalksa, olmamıştı. Kimi zaman kendini değersiz buluyor, kimi zaman da Manila Körfezi'ndeki günbatımının yüceliği gibi bir şeyin ateşini kendi· içinden geçirdiğini duyuyor ve öteki insanların üzerinde yükselmek için kendisinin seçildiğine inanıyordu.
Sayfa 38·Kitabı okudu