Herkese merhaba bir çırpıda okuyup bitirdiğim otomatik portakal kitabına geçmeden önce dikkatimi çeken yazarın hikayesinden bahsetmek istiyorum sizlere.
Otomatik Portakal yazarı Anthony Burgess, tümör nedeniyle 1 yıldan az ömrü kaldığını öğreniyor ve ölümünün ardından karısının geçimini sağlaması için kitaplar yazmaya başlıyor. Daha sonra ise yanlış tanı koyulduğu öğreniliyor fakat Burgess artık ünlü bir yazar olmuştur.
Alex karakterinin öfkesi ve nefreti bu hikayeyi öğrendikten sonra daha net anlaşılıyor bence..
Çünkü kitabı okurken hem midenize kramplar giriyor hem de sonunu deli gibi merak ediyorsunuz.
Kitabımızın konusuna gelecek olursak çocuk yaşta olan ana karakterimiz Alex'in çetesiyle birlikte hırsızlıktan tecavüze, tecavüzden cinayete kadar her türlü suçu işlemesi ile başlıyor ve Alex'in yakalanıp ıslahevine atılmasıyla farklı bir boyuta geçiyor.
Ve bu bölümden itibaren yöneticilerin insanları nasıl robotlaştırdığı, siyasilerin kendi çıkarları için insanları nasıl kullandığı ince ince eleştiriliyor.
Ben kitabı çok sevdim ve gerçek okurseverler için Otomatik Portakal'ın iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum.
Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Ayrıca kitaptan sonra filmini izlemenizi de tavsiye ederim...