Nietzsche ve Breuer aynı yıllarda yaşamış kendi alanlarının iki dehası gerçekte mi karşılaşmadılar!...
1882 yılında geçen olay örgüsünde kahramanlar ve hayatlarına dair anlatılanların her biri gerçek. Ve bu gerçeklik kitabın inandırıcılık noktasında dönemin özelliklerini, hayatların tutucu ve özgür yanlarını anlamanızda çok yardımcı oluyor.
İrvin D Yalom' un, Psikanalizin kurucularından Dr. Josef Breuer'i ve zamanında değil belki ama günümüzde dünyanın her yerinden okur kitlesine ulaşmış ünlü filozof Prof. Friedrich Nietzsche'yi zıt kutupların çekimi gibi kaçınılmaz bir dr- hasta ya da aziz iki dost ilişkisi içine sokması da; Sizi, bu iki karekterin müthiş beyin fırtınaları kadar bunu yazan beyine de fazlasıyla hayran bırakıyor.
Dr. Breuer, kırklı yaşlarında Psikanaliz'de çığır açan yeni yöntem ve tekniklerin sahibi, güzel bir eşi, beş çocuğu ve her türlü imkana sahip bir hayatı var. O ise kendisini doğal seçimlerinin sorumluluğunda (aile- hastalar-öğrenciler) ya da kendi tabiriyle karısının pençeleri arasında boğulmak üzere hissedecek ve çareyi genç, özgür hastası Bertha' nın kollarında arayacak kadar aciz hissetmekte. Nietzsche ise tüm tabuları yıkmış, 'bulmak için önce her şeyi kaybetmeği' çare olarak gören ihanetle ümitsizliğe, intihara yaklaşmış ünlü bir filozof.
Aynı ateşle kavrulan iki erkek, bir araya gelirse yanan ateş iyice alevlenir her ikisini de kül eder. Kim doktor, kim hasta kim ilaç, kim deva olabilir ki bu Olasılıksız da?..Kitap tam bu paradoxta yakalıyor zihinlerimizi biz daha imkansız bu iki adam bir araya nasıl gelicek diye kafa yorarken sabırları, inançları, akılları, kalpleri zorlayan felsefede dimağlarınızı coşturacak müthiş fikirlerin arenasında düellonun ortasında buluşturuyor yazar okurları.
Zirveye çıkmadan ne