Hülya Güneş Aksan

Hülya Güneş Aksan
@Madamede
raison d'étre'i (v.s)
1984 mü Cesur Yeni Dünya mı?
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
YouTube kitap kanalımda Cesur Yeni Dünya kitabını önerip distopya türünü anlattım: ytbe.one/DNo1wRTFR1g Vedat Milor'un Twitter'da yaptığı "Menemen soğanlı mı olur yoksa soğansız mı?" anketinden sonra 1000kitap'ta bugüne kadar yaptığım ilk anketli incelemeye hoşgeldiniz. Bu incelemenin yorumlar kısmında şu sorunun cevabını vermenizi istiyorum: "1984 mü yoksa Cesur Yeni Dünya mı?" 1000kitap'taki kullanıcı adım "distopikokur" olmasına rağmen bugüne kadar arada kaldığım en büyük ikilemlerden biridir herhalde bu. Huxley'in kendisi 1984'ün daha acımasız bir distopya olduğunu söylerken, benim düşüncelerim Cesur Yeni Dünya kitabındaki mutluluğun kaçınılmaz bir şey olarak dayatılmasının daha tehlikeli bir şey olduğu yönünde. Kendi kitap okuma grubumda haftaya bu iki kitabı siyaset, mimarlık, sosyoloji, psikoloji, pedagoji, cinsellik ve etimoloji gibi pek çok yönden karşılaştıracağımız için sizin yorumlarınızı da bu yüzden merak ediyorum. Çünkü 1984, acı ve cezalandırma yoluyla halkı kontrol etmeyi seçmişken, Cesur Yeni Dünya haz ve ödül yoluyla halkı kontrol etmeyi seçmiş bir distopya. Sizce hangi kitabın toplumu içerisinde yaşamak daha acımasız? Aile ve anne-baba gibi kavramların ortadan kalkmadığı 1984 mü, yoksa anne-baba-ebeveyn gibi kavramların ortadan kalktığı, şartlandırılma sistemiyle insanların birileri tarafından üretildiği Cesur Yeni Dünya mı? İnsanlar mutsuz olmalarına rağmen onlara sürekli olumlu ve pozitif sayıların dayatıldığı 1984 mü, yoksa mutsuzluğun insanların aklına bile gelmemesi için Soma adlı bir hap aracılığıyla mutsuzluk, kötülük, hastalık gibi şeylerin düşüncesinin bile ortadan kalktığı Cesur Yeni Dünya mı? Kitap okuma düşüncesinin bile yasak olduğu 1984 mü, yoksa insanların bebekliklerinden itibaren bir kitaplığa yürütülüp kitaplığa
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Hülya Güneş Aksan
İşin bence en korkunç tarafı biz insanları ikiye ayırdığımızda: yarımızın korkuyla köleleştirilmeye müsait olması ve baskılanan duyguların hazzından, tesirinden, hipnozundan kaçamaması 1984' tekiler gibi; yarımızın ise her ne olursa olsun ben mutlu olayım dürtüsünde tüm tabuları, gerçekleri, zalimlikleri, sapkınlıkları yıkmaya dünden hazır olması Cesur Yeni Dünyalılar gibi ve her iki tarafında köleliğe yenik düşmesi ister acıyla isterse hazla... Belkide çok az bir grubun ise ; karanlığın azminde, çalışkanlığında oluşan distopya ve ütopyadan her durumda kaçıp kendi erdemli ama kör kuyusuna sığınmaya mecbur kalması. Hayat bence dengelerin içinde yaşanılır olabilir ki ancak bu insana düsünme, ahlak ve iyi hissetme yetilerini kullanma ve gerçekleştirme hakkı sunar. Yoksa gel şeker vericem ya da dayak yersinlerle yönetilen, insan değil bir yaşam formudur ancak.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kubbe-i Hadra ışığını , Mescid-i Nebevi' den o ise; Mescid-i Haram' dan alır... Hz. Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi
Hülya Güneş Aksan
Her birini dünya gözüyle gördüğümden beri, gönül gözümün de görmesidir duam...