Hülya Güneş Aksan

Hülya Güneş Aksan
@Madamede
raison d'étre'i (v.s)
Belki romantizmde bulaşıcı idi o dönem?..
Goethe' nin Genç Werther' in Acıları; gençler arasında bir intihar salgınına yol açan kitap... Demek ki romanın derin anlamını kavramak için sırılsıklam aşık olmak gerekiyordu. Bir roman yüzünden intihar eden insanlar, sevgilisinin hayali ile yanıp tutuşan gençler, bestelenen serenadlar. Bu iş sadece dönemle açıklanabilir. Zamanın ruhu dedikleri şey doğru galiba.
Reklam
Goethe, ayrı medeniyetlerin yarattığı edebiyattan çok, dünyanın yarattığı edebiyatı anlamaya çalışıyordu. Bu nedenle ileri yaşlarında Farsça öğrendi. İranlı büyük şairleri, Hafız-ı, Sadi'yi, bu arada sizin ortak değeriniz Mevlana Rumi yi okudu. Meşhur West-Östlicher Diwan' ını yazdı.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Tuzlu ekmek!..
"Dante'nin İlahi Komedya' sındaki Cennet: 17.Kanto' dan alıntıdır: 'Başkalarının ekmeğinin ne kadar tuzlu, başkalarının merdivenlerinden çıkmanın ne kadar zor olduğunu göreceksin.' " "Tuzlu ekmek mi?" "Evet, Yeşua Peygamber' in Babil' e sürgünü sırasında halkıyla birlikte yediği tuzlu ekmeğe gönderme yapıyor, böylece kendi sürgün hayatını anlatıyor. Sadece bu örnek bile Auerbach' ın Eski Ahit'ten Dante'ye, Oradan İstanbul sürgününe uzanan derin Dünya kavrayışınını ortaya koyuyor, değil mi?"
Sayfa 241·Kitabı okudu
Toplum olarak, sessiz bir sözleşme ile susma kararı alınmış, yaşananlar genç kuşaklara aktarılmamıştı. Bu iyi miydi, kötü müydü bilemiyorum. Hiç kimseye düşman olmadan yetiştirilmiştik. Bu işin iyi tarafıydı ama bir de geçmişimiz konusundaki korkunç cehaletimiz vardı.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Albert Einstein' dan Atatürk'e mektup
OSE, Nazi iktidarı sırasında Paris'te kurulmuş olan bir Yahudileri kurtarma cemiyetiydi ve şeref başkanı gerçekten Profesör Albert Einstein' dı. Berlin üniversitesi'nde ders vermekte olan Einstein, Nazilerin etkilerini artırmalarını ardından bu ülkede (Almanya) daha fazla kalamayacağını görmüş ve Paris'e geçmişti. O yıllarda Collége de France'ta hocalık yapmaktaydı. 17 Eylül 1933'tede Almanya'daki Yahudi profesörleri kurtarmak amacıyla bu mektubu Atatürk'e göndermişti demek ki. Başbakan İsmet bey, (henüz soyadı kanunu kabul edilmediği için İnönü soyadını almamıştı) Einstein'ın isteğini reddetmiş... İnönü, gereğinden fazla personeli istihdam etmelerinin mümkün olmadığını üzülerek bildiriyordu mektubunda. Başbakanın bu mektubu kapıları Alman bilim adamlarına kapatmış gibi görünüyordu ama sonuç öyle olmamıştı. Sadece einstein'ın mektubunda teklif ettiği 40 bilim insanı değil 190 bilim insanı Türkiye tarafından kabul edilmişti.