Bazı adamlar vardır ki kanun ve nizam yalnız kendi düşüncelerinden ibarettir zannıyla pek cesur olurlarsa da bu zanlarının doğru olmadığını anlayınca o cesareti külliyen kaybederler.
Gazete sayfaları toplumun baktığı yer olup kamuoyunun görüşüyse ne bir müstantiğin hatırı, ne de büyük bir ailenin keyfi için gerçeklerin örtülmesine mecburiyet hissetmez.
Günahın ne anlama geldiğini bilmediğimi söyledim. Bana yalnızca suçlu olduğum söylenmişti; suçluydum, bedelini ödüyordum, daha fazlasını isteyemezlerdi.
"Eh, ne yapalım, o halde öleceğim." Başkalarından daha erken ölecektim, orası aşikardı. Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez. Aslında, doğal olarak başka kadınlar ve başka erkekler yaşamaya devam edeceklerine, üstelik bu binlerce yıl böyle sürüp gideceğine göre, ha otuz yaşında ölmüşsün ha yetmiş; bir önemi olmadığını biliyordum. Uzun lafın kısası; bu, gün gibi ortada. Ha bugün olmuş ha yirmi yıl sonra, neticede ölen yine ben olacaktım.