Kathleen E. Woodwiss, sevdiğim tarihi aşk romanı yazarlarından biri olmasına rağmen "Ne yazarsa okurum." dediğim yazarlardan biri değildir. Ülkemizde şu ana kadar 6 kitabı çıktı, ben 5'ini okudum. Okumadığım kitabı Rüzgarda Savrulan Güller idi ve konusu beni cezbetmediği için hala da okumayı düşünmüyorum. Bu kitabı da aynı sebepten okumayı düşünmüyordum fakat güzel kapağı ve yazarı okumayalı uzun zaman olduğu için fikrimi değiştirdim.
Sonsuza Dek Kollarında kitabı bizde çıkalı 8 ay olmuş. Kapaktan da anlaşıldığı gibi tam kış mevsiminde okunmalık bir kitap olarak göze çarpıyor. Aslında sayfa sayısına göre fiyatı uygun olsa da biraz daha ucuza alayım diye CNR Kitap Fuarı'nı bekleyip öyle almıştım.
Bu yazarla ilgili en sevdiğim şey, ülkemizde yayınlanmış olan kapaklarıdır. Şu an için en sevdiğim kapak bu kitabınki oldu. Özellikle oradaki 2 beyaz köpeğe bayılıyorum.
Okuyanlar bilir ki yazarın dili ağırdır. Çok fazla betimleme ve iç ses ile yazmayı seviyor. Bu kitap da aynı şekildeydi yalnız ilk kez Woodwiss'in bir kitabı elimde süründü. Daldan dala atlama durumu yaşanmasa da sanki yazar aklına ne gelirse yazmış gibiydi. Zaten yaz sıcağı sorunu var, bir de bu kitabın aşırı durağan olması beni iyice gerdi. Bir de çevirmenin özensiz çevirisini de eklemem lazım. Çevirmen bile sıkılmış olacak ki bir süre sonra ne demek istenildiği anlaşılmayan cümleler gördü bu gözler.
Bir seri olmadığı sürece kitapta yan karakterlere fazla değinilmemesi normaldir,bunda da aynı şey geçerli olmasına rağmen ilk kez ana karakterlere fazla değinilmeyen bir kitapla karşılaştım. Ya da şöyle söyleyeyim. Baş karakter Synnovea'nın başından geçenler ağırlıkta anlatılıyor ama Synnovea'nın iyi biri olması haricinde ne gibi özellikleri var anlamadım. Onu diğer karakterlerden ayıran hiçbir şey