Maggie

Merhaba Kaptan, Merhaba!
Kadının çocuklardan memnun olmakta haklı olduğunu yine kadına gerçekliyordu. Kadın kendi inancı kuvvetiyle çocukları sevmekte haklı olduğunu göremez ve sevgisinin tadına serbestçe varamazken kocasının inanç yardımıyla sevmekte haklı olduğunu ve dolayısıyla sevmekte özgür olduğunu görüyor, vur patlasın çal oynasın seviyor, sevdikçe seviniyordu. Bu sevinci dolayısıyla kocasına şükran duyuyor ve "Bana aptal demzelerse ya da beni tefe almazlarsa hatırım kalır!" diyor, çocuklarla birlikte hoplayıp oynuyordu.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam
Merhaba Kaptan, Merhaba!
Sevginin nereye kadar yayılabileceğini evrenin düzeni, aile, kabile, sınıf ve devlet sınırlarıyla sınırlandırılmış ve "Âdet" (görenek) kaşlarını çatarak "sevgi"ye, buraya kadar yayılacaksın, fakat daha öteye gitmeyeceksin, diye emretmişti
Sayfa 125·Kitabı okudu
Ay Işığı
Çocukluk çağından beri kendisine, özcanının neyi özlediğini bulma fırsatı vermemişlerdi. Şunu yapmayacaksın, bunu yapmayacaksın diye vırvır edip durmuşlar, adam ediyoruz diye sevmediğini severmiş, saymadığını sayarmış gibi görünmek zorunda bulunduğunu tokat ve tekmeyle öğretmeye kalkışmışlardı. Şimdiyse, gözü bağlı dolap beygiri gibi, her günkü hayatının daracık devrinin, ölünceye kadar dönüp duracağını kendisine söylüyorlardı. Çevireceği dolap da evceğizinden, kulübeciğizindne ve ocakçağızından ibaretti. Ona, "Bu çok terbiyeli ve haysiyetli bir dolaptır" diyorlardı. Oysa, karayağız kız, böyle dolaba koşulacak küheylanlardan mıydı?
Sayfa 73·Kitabı okudu
Pazaryeri
"Allahaısmarladık" sözünde her ne kadar umut varsa da, derinden derine mutlaka acı bir umutsuzluk vardır. Hey Allahım hey! Bizi neden ayrı yarattın da ikimizi bir olarak, bir gövdede yaratmadın? Demek istediğim, bir çiftin aşkı, ebedisi mebedisi değildir! Tükenmez sevgiler, okşayışlar da değil. Ben vazgeçtim böyle saçmalardan. İnsan bir tane ve herkesten bambaşka olarak doğar. Eşini bulabilir. Fakat bir gövdede yaratılaydık, ben onda ya da o bende, hep mutlu olurduk...
Sayfa 57·Kitabı okudu
Pazaryeri
Görülen milyonlarca güzelliğin onda bir şeyi vardı. İnsanın içinde uzaktan uzağa bir şeyleri ağlatırdı. Öyle ideal bir güzellik değildi ama. Onlar boş şeylerdir. Bu yaşayan bir beden değil, yaşayan bir sevgiydi. O, ideal güzellikten daha güzeldi; çünkü gerçekti. Ona yalvarırdın! Daha olmazsa, cehenneme atılırdın, ne bileyim!
Sayfa 55·Kitabı okudu
Reklam