"Bizim emin liman, aşağıda duruyordu. Sanki ateşler püsküren o değilmiş gibiydi. Onda, masum bir çocuğun masmavi bakışı vardı. Ne güzel dünya! Fakat güzelliğinin derinliğini kim sondalayabilirdi?"
Her gemicinin köyü, yamaçlarda, yeşillikler arasında bembeyaz ağarıyordu.
Ne var ki; düne kadar "köyümüz" , "evimiz" diye can atanlar, özlemiş oldukları yeri görünce, oraya karşı katıksız bir kayıtsızlık duyuyor; o yerlere karşı sevinç yerine, içlerinde derin bir hüzün buluyorlardı. Köyleri, gözlerinde sönüp kül oluyordu.