Bulutlara benzer duygular: turuncu, erguvan, beyaz.
Bir rüzgar sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz.
Çiçeklere benzer duygular: gönüllerde yıldız yıldız açılır, meyve olur, ağaç olur;
Kuşlara benzer duygular. Nereden gelirler bilinmez. Kah çığlık çığlıktırlar, kah sesleri işitilmez.
Bağrında güneşler tutuşmuyorsa selamlayıp geçerler seni. Kuşlar soğuk iklimi sevmez.”
Hasat mevsimi mi? Yoksa bir saban demiri mi? Bir hekim mi? Yoksa şifa bulan biri mi?
Bir şair midir o? Yoksa hakikatli biri mi? Bir kurtarıcı mı? Yoksa bir boyundurukçu mu? İyi biri mi? Yoksa kötü biri mi?
Kamburu alınırsa kamburdan, tini alınmış olur ondan- budur halkın öğrettiği. Ve gözleri açılırsa körün, öyle fena şeyler görür ki yeryüzünde: beddua eder kendini iyileştirene. Bir felçliyi yürüten, en büyük zararı verir ona: çünkü yürümeye başlar başlamaz günahları da yürür onunla birlikte.
Kötü olsa da söz edelim bundan, ey en bilgeler. Susmak daha kötüdür;
Suskunlukla geçiştirilmiş tüm hakikatler zehirlenir.
Parçalanabilecek ne varsa, bırakın parçalansın hakikatlerimize çarpıp da!
İnşa edilecek pek çok ev var hâlâ!