İnsan bazen sevdiği birinden yalnızca sessiz sedasız onu anlamasını ister. Dilimi yorma, gözümü yorma, gönlümü yorma, anla ve ona göre muamele et. Dilin çirkefi bulaşmasın kalbin sahiciliğine. Beni yorma, kendin de yorulma ve gece ansızın yağan kar gibi kaldır karanlığı aradan.
Haysiyet öyle bir şey ki, ne parayla alınır ne itibarla, ne şöhretle, ne de makamla.
Haysiyetsiz insan, bunun eksikliğini hissettikçe diğer her şeyi daha da artırarak bu boşluğu doldurmaya çalışır. Çırpındıkça boğulmak gibi en sonunda yine kendi fakir varlığı ile baş başa kalır.