Travmasız insan diye bir şey olmadığı için yüzde yüz mükemmel ilişki diye bir şey yok. Olay galiba kendi kişilik yapılanmanıza, travmanıza uygun kişiyi bulmak. Bağımlı kişiler daha yatıştırıcı, daha sıcakkanlı insanlarla daha az tetikleniyorlar. Terk edilme endişesi olanlar daha tek boyutlu duran şeffaf insanlarla daha güvende hissediyorlar. Bu yapılanmaları bir ölçüde değiştirebiliriz elbette ama yapılanmamıza uygun kişiyi seçmek kaygımızı azaltır.
Ha kalp bunların hiçbirini dinlemez, gider en tehlikeli yolu seçer, belki de dönüşüm yaşamamız için bilmiyorum. Kaçtığın kaygıyı alır önüne çıkarır. Bir denklem yok, bir matematik yok, bir plan yok. Hayat sadece akan bir şey. Bu kadar yalın. Bu kadar acılı. Bu kadar rastlantısal. Bu kadar kutsal
Bu garip şekilde hayatın kendi intikamını alma yöntemi. Bir konuda aşırı iddialı, aşırı hüküm verici konuşursanız bağınızı kesemeyeceğiniz birinin aynı şeyleri yapması ile sınanıyorsunuz.
Suçlama eğilimi ancak bu şekilde bir sınanma ile anlama çabasına dönüşüyor çünkü.
Sende kalmış umudum, saadet çağım sende,
Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,
Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,
Can diyorum sana,can kafesim sende kalmış.
Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,
Sanki her noksanımı mecburum itirafa,
Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa
Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.
Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek,
Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek,
Kelime-i şahadet getirmem için gerek,
Son diyorum sana, son nefesim sende kalmış.
Cemal Safi 🎈