Derdi olduğu zaman duyduğu üzüntü yağmurda şemsiye açmak gibiydi. Üzüntüsü de uyuşuk bir tevekkülden ziyade bir öfkeye benzerdi. Istırabına sabırla katlanırdı, çünkü nedenini başkalarında değil, kendinde arardı.
Sevinçleri de yoldan çiçek toplar gibi koparır ve daha solmadan atardı, böylece her zevkin dibindeki acı tortuyu tatmazdı.