Mahfi Saye

Mahfi Saye
@Mahfi_Saye
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölmek mi kolay, beklemek mi?
Puan vermedi·131 syf.·
2021 3. kitabı
Azrail ile bir anlaşmamız var, bir gün gelecek ve yanına beni de alıp gidecek. Aslında hepimiz için böyle bu. Tren raylarında yürürsünüz, trenin geleceğini biliyorsunuz ama henüz görünürde yok ve siz yürümeye devam edersiniz. Hayat aslında tam olarak böyle. Her gün o raylarda bir adım atıyoruz, ve tren gelene kadar devam ediyoruz. Peki ya trenin geleceği zamanı bilsek nasıl olur? O zaman bilerek nasıl yürünür, sürekli arkana bakarak, her adımında dönüp trenin gelip gelmediğine bakmak. Işte kitaptaki kahraman böyleydi. Her adımında gözü arkasında... Öncelikle önsöze bayildigimi söylemeliyim. Normalde kitapların onsozlerini okumam, cabuk sıkılıyorum. Ama kitabı hediye eden sevgili dostumun ricası üzerine okudum..Keşke tüm kitap aynı üslupla yazilsaymis. Neyse ki geri kalan kısmı da pişman etmedi. Peki bu kitap ne anlatıyor? Idama mahkum edilmiş bir adamin gözünden hayata baktim bir kaç günlüğüne. Ilk olarak şunu söylemeliyim. Kanser hastasi olan bir arkadaşıma, o anki sohbetin derinliğine dalıp sacma sapan bir kaç dertten bahsetme gafletinde bulunmuştum. Beni sakince dinledi, zaten kısaydı konuşmam. Sonra Bu anlattıkların o kadar boş, o kadar önemsiz geliyor ki bana dedi. Aslında küçümsediği dertlerim degildi. Beni yermek ya da bana mi anlatıyorsun demek de istemedi. Tek istediği benim analttigim o dertlerime sahip olabilmekti. Sadece onlara. Bir daha hiç dertlesmedim o arkadaşımla. Zaten vaktimiz de olmadi pek fazla. Neden anlattım bu kısa aniyi? O gün o arkadasimin gözünden gordum dünyayı. Sanirim bugün bitirdigim bu kitaptaki karakter ile aynı gözlere sahipti. Evet evet, kesinlikle aynı gözlerdi. Dünyanın sacma sapan dertleri, hatta idam mahkumunu taşıyan bir at arabası kullanıcısının döktüğü tütüne dertlenip veryansın etmesinin tam ortasında kaybolmuş bir adam.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Puan vermedi·258 syf.·
2021 2. kitabı
Kitabı bitirdim ve sonraki bir saatimi ne elde ettiğimi sorgulayıp düşünmekle geçirdim. İnceleme yazmak ile ilgili tereddüt ediyordum ki bir inceleme yazmaya değer olduğunu düşündüm ve geçtim bilgisayarın başına. Evet, başlıyorum Beyaz diş, köpek ırkı ile karışmış bir kurt köpeği. Görünüş, fiziki özellikleri ve davranış biçimi ile tam bir kurt köpeği olması ile birlikte içsel dünyasında evcil bir köpek barındırıyor. Hemen hemen her gün gördüğümüz insanın en yakın dostu olan, otur dediğinde oturan, git dediğinde giden, oyun sever, şaklaban bir köpek değil. Ağır başlı ve gururundan ödün vermeyen, sadakatli ancak bunu göstermeyi sahibine olan davranışları ile değil, bir bütün içerisindeki belirgin şekilde ortaya koyduğu tutumları ile ifade etmeyi bilen, isteyen, ortamın delikanlı ağır abisi kendisi. Benim için beyaz dişi bu şekilde tanımlamak yeterli. Her kitabı okuduğumda kendimi ana karakterin gözleri ile bakarken bulurdum, onun yaptıklarını, söylediklerini yapar mıyım diye düşünüp yorumlamalar yapardım. Ancak bu kitapta bunu yapamadım. Tüm karakterlerin şekline bürünüp (beyaz diş dahil) onların gözü ile bakmayı isterdim ancak sadece kitapta olmayan bir karakter gibi olup bitenleri izleyen bir okur olabildim. Ayrı bir tecrübe oldu benim için o ayrı. Kitap bir kurt köpeğinin deyim yerindeyse yediği kazıklara rağmen insanlara sığınışını ve teslimiyetini anlatıyor. Ve biz insanlar kendimize yaptığımız gibi onlara da aynı şekilde vicdansız ve bir canlı değil, eşyaya davranır gibi davranıyoruz. Beyaz dişin yavru olduğu zamanda yaşadıkları, bazı bireylerin belirli dönemlerde yaşadıklarını düşündürttü. Farklı bir ortamda, kendi uzak türünden köpeklerin yanında onlarsız, iletişimsiz ve anlaşılamayan bir yaratık olan beyaz diş, hareketlerini, davranışlarını her köpek gibi
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma
Puan vermedi·74 syf.·
2021 1. kitabı
Sinirliyim, biraz kızgın ve biraz da hayal kırıklığı yaşıyorum. Bunun nedeni sanırım hayalperestliğimi yerle bir eden gerçekçilik. Gregor Samsa, her şeyini ailesi için feda etmiş, kendi benliğinden, kişilik ve karakterinden ödünler vermiş bir adam. Samsa için yaptığım bu tanımlama bana göre kitapta üstü kapalı betimlemeler ile anlatılmış ve Kafka bunu okurun kendisinin gözlemlemesini istemiş. Samsa böyle bir adam. Bir sabah ona verilen rolün gereği böcek olarak uyanıyor ve aslında zaten hissettiği bir şeyin bedenine bürünüyor. Belki de bu yüzden bu durumuna şaşırdığını hiç okuyamıyoruz kitapta. Hatta Samsa'nın toplumdaki yeri de böyle ki, onu gören kimse bir şeyler yapmak için uğraşmıyor ve kendi menfaatleri için kaygılanıyorlar. Hayal gücüme bırakıyorum kendimi ve Samsa'nın yaşadığı her şeyin aslında insan bedeninde yaşandığını, sadece böcek gibi yaşamayı, bu şekilde var olmayı sindirebildiği için anlatımın bu şekilde gerçekleştiğini düşünüyorum. İlk 5 sayfada, kitabı okumamı isteyen arkadaşıma yorumum; "Tamamen sistem eleştirisi üzerine bir kitap izlenimini verdi." olmuştu ama anladım ki daha derin ve daha geniş.. Kafka, işleyen bu sistemdeki çarklardan biri olan İnsan ın durduğunda diğer çarkları nasıl etkilediğini göstermiş kanımca ve bencilliği, insanları çıkarları için kullanan diğer insanları göstermiş bizlere. Ailesi için hayatını heba eden bir adam ne kadar fedakar gibi gözükse de gözüme bir yerlerde hoşuma gitmeyen bir şeyler var. Aile için her şey yapılabilecekken bir aile, nasıl bu kadar uzak olup, yakın gibi gözükebilir anlamış değilim. Bir adam, her bir aile bireyi için ezilmeyi, çabalamayı, yorulsa da koşmayı göze almış ancak hiç bir aile ferdi bu çabaya destek olmamış. Bu bencilliği anlamıyorum. Yazar o kadar güzel satır araları ile özetlemiş ki bize
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma