Olur da eğer görürsen dünyayı ehlinin elinde avucun
da... Süsüyle püsüyle, bozup dağıtan hüviyeti ile, hilesi ve hurdası ile, esti mi devirip geçiren rüzgârı ile, zâhirine dokunanın yumuşacık zannettiği dikenli bâtını ile, dağıtıp bozmada acelesi ile; değeni, değip değip aldananı, kendisine dost olanlardan uzak duranı, ahd-i misakını bozanı mahvu perişan etmesi ile görürsen eğer... Gelsin gözünün önüne açık bir meydanda, sokak ortasında def-i hacet yapan bir insan. Ne kötü bir manzaradır gördüğün, değil mi? Ne kötü bir kokudur kokladığın... Bak, çevirdin yüzünü o kerih manzaradan; bak, tıkadın burnunu o pis kokudan.
İşte sen böyle bir tavır içinde ol şu dünyaya karşı. Ne olursun…
Mevlândan gayri hiçbir şeyin seni oyalamasına müsaade etme. Mevlâ'nın haricinde ne varsa odur "O'nun gayrı". Kimseyi O'na tercih etme. O, seni Kendisi için yarattı.