Vakti Garîbe Âlemi Muhal

Puan vermedi·80 syf.··
2026 104. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:32
"Hafıza tiyatrosu (veya theatro della memoria), eski bir hafıza tekniği kavramıdır. Aslen 16. yüzyılda İtalyan hümanist Giulio Camillo tarafından tasarlanan bu kavram, tüm insan bilgisinin toplamını haritalamak ve depolamak amacıyla hayal edilen fiziksel bir yapıydı." Kitabı bitirdikten sonra daha iyi anlayabilmek için yabancı kaynaklara baktım. Birkaç kısa inceleme yazısı buldum. Tuhaf olan şu ki bu incelemelerde de benim hissettiklerim hissetmiş yazarlar. Hayal gücünü tahrik eden masalsı unsurlar kısa kitabı çekici hale getirirken, kitabı tam olarak anlama isteği okurun elimden istemsiz bir şekilde alınmış. Okurun elimden "anlama iradesini" o kadar ustalıkla almış ki yazar...yazdıklarını okumaya o kadar mahkum etmiş ki...satırlar arasında tuhaf bir baş dönmesi ile ilerliyor okuyucu...kronoloji dağılıyor, zaman algısı yitiyor... Okuyucu...bu kitabı olursan sen de bir şey anlamayacaksın. Ama bir süreliğine de olsa Dünya algın değişecek ve sen bundan tuhaf bir haz alacaksın...
Bellek TiyatrosuSimon Critchley · Metis Yayıncılık · 201569 okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2026 96. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:10
Eskiler kemâle erme sürecini kısaca füsûn, cünûn ve sükûn olarak formüle ederlermiş. Yani önce etkilenir insan, sonra bu etkiyle sahip olduğu aklı terk eder/değiştirir...son olarak Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz deliliğin ardından gelen sessizlik. Kemal'in sonu suskunluk/sessizliktir. Çünkü kemal'de her şey yerli yerindedir... yerini bulmuştur, arayışın sesleri kesilmiştir... Baş karakterimiz Füsun sanırım böyle bir güzergâhın koşucusu olarak bu isimle hikayeye konu olmuş. Kitabın gelişme bölümünde ibn Arabi ve Mevlana'dan bunca dem vurulması sanırım bu düşüncemi destekliyor. Nereden nereye'si bu idi kitabın. İntihara giderken Meryem ile karşılaşır Efsun. Meryem bir oğul sahibi. Çocuğun adı Ali. (Neredeyse İsa olacakmış diye düşünmedim değil. Her iki isim de üç harfli ve a-i harflerini içeriyor) Yeni bir hayata tutunur Efsun bu karşılaşmanın ardından. Ali'ye kısmî annelik yapar. Çok sevdiği eski erkek arkadaşından ayrılır. Yeni yaralar edinir kendine ve ilk olarak 'terk etme'yi hedefler. İlk yerli eski sevgilisine dairdir. Sonra işi. Sonra evi... Katmanlarına ayırarak okunduğunda derinleştirilebilecek bir kitap olduğunu hissettim ben. Tasavvuf çerçevesinde okunursa daha bir lezzet alabileceğini düşünüyorum okuyucunun. Diger yandan dikkat çekici bir karakter kurgulamayi başarmış yazar. Çok konuşan, çok düşünen ve çok hisseden bir karakter. Biraz uç boyutlarda olmuş sanki. Ahmet Mithat efendi gibi kitapta didaktik yerleştirmeler çoktu ki yazar da aynen yazmış bunu kitaba. Bir özeleştiri olarak okudum bunu. Çok uzadı. Buralarda bu kadar uzun yazılar okunmuyor. Bu kitap okunsun bence. Ama doğru ana fikri vermedik. Feminizm nedir? Niçin karşı çıkmalı?
SağanakManolya Gürocak · İz Yayıncılık · 202025 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 94. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 15:54
Günlük...insanın küçülerek büyüdüğü ve kendi içinde yayıldığı yer...tarih..saat...mekan...zaman anaforu içinde yeniden diriliş...düğüm düğüm atılış...ince ince işleniş... Andre Gide'nin 1500 sayfayı bulan günlüğünü okumuştum bir zamanlar...işte buydu günlük...gün...lük...günlere ayrılıyor insan ve sonda bukusuyor...günlük tutuluyor...ve günlük sanırım bizi, biz olarak tutuyor....
GünbegünErol Erdoğan · İz Yayıncılık · 20176 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 92. kitabı
Yalnızlık Kime Benzer- Semih Gümüş Yalnızlığın resmini yapacak olsam...resme kabiliyetim yok ama düşsel resimlerini yapabilirdim sanırım... Üsküdar sahilinden Eminönü'ne dalıp giden bir gölge adam çizerdim mesela...elinde sönmeye yakın bir sigara..acelesiz...ayakta bir yalnızlık... Yürürken...eski bir mezarlığın yanından geçerken...eskimiş isimler, kurumuş kemikler, derviş ridasıyla serviler... sessizliğin örttüğü yaşanmışlıklar...şu eski mezar taşında heceleyerek okuduğum eski harfler...bir silik isim...kimsenin umrunda olmayan aşkları, hayal kırıklıkları...ne aidiyet ne illiyet...sadece yan yatmış bir mezar taşı...yanından geçip gidiyorum işte...yürürken yalnızlık... Kitaba gelemedim hala...kitaptaki...aşkta yalnızlık...evin önündeki bir çift ayakkabı bile yalnızlık işareti aslında... İkinci bir çiftin olmayışı....dokunduğunda çekilen bir ten...azap...tekil bir yalnızlık...yanındakine ulaşamamak...gözlerine bakarken bir aynada kaybolmak... Nietzsche'nin dediği gibi. Uzun süre bir uçuruma bakarsan uçurum da senin içine bakar...ama kitaptaki...yazar düşmek istedikçe kaçan bir uçurum... Yalnızlık çoğaltılamaz...aslında tekrarlanamaz da olsa gerek... çünkü her defasında aynı yalnızlığı yaşamaz insan... Ve Lâl...o karşılıksız uçurum...ismi ne güzel seçmiş yazar...lâl û ebkem...konuşmayan bir mihrap sevgili...ve işte yalnızlığın hâtimesi...kime benzer yalnızlık? Kafka kadar yalnız!!! Gerçekten o kadar yalnız mısınız? Kısa bir gülüş... Franz Kafka kadar yalnız....
Yalnızlık Kime BenzerSemih Gümüş · Can Yayınları · 2017151 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 88. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:16
Yürümek... yürüyüş... Yürüdükçe derinleşen bir anlam haritası var bu kelimenin. Yürümenin Felsefesi ismiyle bir araya getirilen yürüyüş hikâyeleri de var kayıt altında...binlerce okuyucusu olan bir kitap, aynı zamanda binlerce yürüyücü için de bir yol güzergahı olmuş. Aristo talebeleri ile ders yaparken yürürmüş...İslam felsefesinde de Aristo takipçileri de Meşşâîler de denir ki bu da yürüyücüler anlamına gelir. Hem etken ve hem edilgendir insan yürürken...yürürken yorulur ve inşa eder insan... Uzun yürüyüşler için hazırlık gerekir...ve hazırlık bazen alınan yalın bir karardan ibarettir...yürümek...yol...yol arkadaşı... güzergahı...menzil... Toprak ve gökyüzü ve bulutlar... İnsan ve yalnızlık... Çok halsizim...okurken de çok halsizdim... yürümeden henüz yoruldum...okuyunca yürümüş sayıldım mı acaba?
Uzun YürüyüşAyhan Geçgin · Metis Yayıncılık · 2015268 okunma
Reklam