Mahir

Mahir
@Mahiirrmy
Ölene dek öğrenci.
Bir Eylül şafağı Nefes nefese kaldığım Yorgun düştüğüm sabahlardaydım Uykusuzluk, boşlukta kalmışlık Boş vermişlik sarmıştı etrafımı Ve senden çok uzaklardaydım.. Diyalektik gölgelerde Ontolojik sancılar doğuruyordum Sana, bana ve dördümüze dair.. Bir Eylül şafağı Tırnağım saplanmış Kabuklu taze yaralarıma Sessiz, kanamaktaydım Acıyordum, çırpınıyordum içten içe Fakat kimseye göstermiyordum Bir sen biliyordun ahvalimi. Bir sen yakınlardaydın.. Bir Eylül şafağı Doğruyu yanlıştan Hakikati yalandan ayıramadığım Çetrefil olaylar örgüsü bir hayattaydım İçim dışım ölüm kokuyordu Bir yangın yerindeydim Bir Eylül şafağı Hülyalardaydım Dağlardan, tepelerden Yüzünü yükseltiyordum gökyüzüne
Eylül
Reklam
Yok oluş acıları bir bulut gibi. Daim tepemde gezen. Beynim kızdıkça bulut büyür. Yağdırdıkça beynim yanar. Yanar iner bilinçaltına. Sancıtır, içlerimde yollar tutar. Kalpte durur. Acı bir göldür orda. Asıl korktuğum Yok oluşun gelişi değil meğer Göl kuruyunca orada durmaman korkusu. Yok oluşun bir yerinde Senle beraber olamama korkusu.
Gece
Dertler yürümeyi gece öğrenir Konuktur haneye Şafak vakti son bir sigara Sonra yine sahneye Bütün cevaplar cepte Bakışlar, gülüşler, mimikler Temizinden bir iyi insan En kirli dert babasıdır.
Gece
Evrende ne kadar üzgün olmaya müsait atom varsa bu gece bende toplandılar sanki.
Gece