Bir Eylül şafağı
Nefes nefese kaldığım
Yorgun düştüğüm sabahlardaydım
Uykusuzluk, boşlukta kalmışlık
Boş vermişlik sarmıştı etrafımı
Ve senden çok uzaklardaydım..
Diyalektik gölgelerde
Ontolojik sancılar doğuruyordum
Sana, bana ve dördümüze dair..
Bir Eylül şafağı
Tırnağım saplanmış
Kabuklu taze yaralarıma
Sessiz, kanamaktaydım
Acıyordum, çırpınıyordum içten içe
Fakat kimseye göstermiyordum
Bir sen biliyordun ahvalimi.
Bir sen yakınlardaydın..
Bir Eylül şafağı
Doğruyu yanlıştan
Hakikati yalandan ayıramadığım
Çetrefil olaylar örgüsü bir hayattaydım
İçim dışım ölüm kokuyordu
Bir yangın yerindeydim
Bir Eylül şafağı
Hülyalardaydım
Dağlardan, tepelerden
Yüzünü yükseltiyordum gökyüzüne