Friedrich Nietzsche şöyle der: "Acı çekmeyi reddediyor, kendi acına bir saat bile katla namıyorsan, çekebileceğin bütün sıkıntıları önlemeye çalışıyorsan; acıyı, hoşnutsuzluğu nefret edilecek, kötücül, yok edilmesi gereken şeyler olarak algılıyor, bunları yaşamın kusurları gibi görüyorsan, o zaman rahatlık dinine inanıyorsun demektir. Siz rahatlık düşkünleri, insan mutluluğuyla ilgili ne az şey bilirsiniz! Mutluluk, mutsuzluğun kardeşi, hatta ikizidir. Bu ikisi ya bir arada büyür ya da sizin yaşantınızda olduğu gibi hiç büyümez; hep küçük kalır.
Bir Tereddüdün Romanı'nda şöyle denir: "İnsan, çektiği istirap nispetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır. İhtiyaç ve ıstırapla, başarı ve saadet arasındaki bu uyum, bütün insanlar arasında tam ve ezeli bir eşitlik temin etmiştir."