Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi
Sabahattin Ali
Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe istigfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, bilhassa ilim öğrenmeli. En kıymetli ilim, doğru yazılan ilmihâl bilgileridir. Peygamber efendimiz, “sallallahü aleyhi ve sellem” Berat Gecesi'nde, (Allahümmerzuknâ kalben takıyyen mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve la şakiyyâ) duasını çok okurdu.
Hani dağları yolları aşarsın da,
Gelir kıymık kadar bir
engele takılırsın ya,
Anlatamazsın bunu işte.
Vakit geldi, haydi gidelim dersin
O başlayacak en güzel şen yuvana.
Birkaç üzüm tanesiymiş hâtıram,
birkaç kelâm fidesi.
Rüzgâr sert esiyormuş
yüzümün sana bakan çizgilerinde.
Biraz saçlarımmış beyaz ve mâsum,
biraz gözlerim.
Gözlerimde tutukluymuş ıstırap.
Salıverdiğimde gözyaşlarımı
özgürlüğe kavuşurmuş acılar.
Sen şimdi uyuyorsun.
Uyu, sevdi seni kör,
Dilsiz sevdi,
Kötürüm ve derbeder.
Sen şimdi rüyadasın; ayakların yürüyor
bir masalın gizli resimlerinde.
Talihli bir adama(kadına)çay demliyorsun
buğusunda hindiba duyguları.
Sen şimdi mevsimlere şiirler okuyarak
çocuklara kalbini veriyorsun.
Hani ben hayattaydım, çaresiz bakıyordum
dağlarına, yollarına çaresiz.
Hayaline uzaktan bakıyordum, hazırdım
bir buluttan düşmeye,
bir vâdiden geçmeye.