Benim kırk yıl gecikmiş avunmaz zamanım adına.
Aşkı bir gövdeden doğuran dünya,
Sen koydun bu kalbi bu güzelliğin önüne..
Ayrılığa bırakma beni..
Ölüm bir gün nasılsa sürecek hükmünü...
Tenha bir aleve dönüştürdüm yüreğimi bir anda.
Tutuşturmak istedim beni böyle umarsız.
Bırakıp gittiğin bu zalim şehri,
Yakamadım; gözlerin dikildi karşıma bir caddenin tam ortasında..
Yorgun ve güzel bakıyordu gözlerime, ıslak ve kırgın..
En nazenin türleri açmıştı papatyaların.
Hatıralarınla virandı içim; kuşlar kanatıyordu gönlümü.