Edaنur

Yüzüm kuyular mührü Ellerim iki turna uyuduğun sonsuzlukta Odalar toprak döküyor üstüme. Ölümü de dünyada yaşıyormuş insan Gövdem kalbimin darağacı Şahgülüm ... uzun sürmeyecek yalnızlığım.
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acısını unutanın Yıldız dolmuyor gecesine Buydu bizim soylu yalnızlığımız..
Şiir
Yeri değişen her şeyin Seni biraz daha uzaklaştırdığını söyledim Öylece baktılar yüzüme. İnsan anılarını nasıl korur başka Bilmiyorum.
İçim acıdı..
Tuhaf bir adam oldum Kendimle konuşuyorum evin içinde Biraz da şu koltuğa oturayım, diyorum Perdeleri ne kadar zamanda yıkardın, diyorum Bir gün olsun açık bırakmıyorum yatağımızı El ayak değmeyen yerler nasıl tozlanıyor böyle Merak etme, mutfağı tertemiz ettim Terlikler senin istediğin gibi duruyor Çamaşır ipini silmeden asmıyorum çamaşırı Bir kahve yapayım diyorum İki fincan koyuyorum, süt hazırlıyorum sana Sessizlikten mi nedir Bütün bunları yüksek sesle söylüyorum. İnsan başka nasıl katlanır ölüme, bilmiyorum..
Odalardaki boşluğunu topladım geldim Neşet' in bütün seslerini topladım geldim Yalnız uçan kuşların gökyüzünü topladım geldim Yastığında solan tülbendin kokusunu topladım geldim Çocuklar aradı, seslerinin aştığı yolları topladım geldim Bir kadın ilaç soruyordu eczanede, elleri yok Alın çizgisinde yanan kandilin fitilini topladım geldim Mihrapsız secdesiz bir dua mezar taşlarında Sen nasıl yok olursun anlamıyorum, topladım geldim* Gül bozuk, kadife soğuk, karanfil gözyaşı kurusu Limoni bir selvi bütün armağanım, geldim ...