Av. Mahmut Kızılkaya

Av. Mahmut Kızılkaya
@Mahmut_t_
Okuyan ve yazan biri.
Avukat
Kıbrıs İlim Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Konya
2000
144 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Doğu'nun Cehline ve Batı'nın Kibrine Dair
Batı'nın kibri ve Doğu'nun cehli; iki yanı keskin Acem kılıcı. Ortadoğu'da düşmanlıkla dostluk çok çabuk yer değiştirebilir. "Düşünüyorum o halde varım" diyen bir kültürün karşısına "Düşün düşün b*ktur işin" yaklaşımıyla çıkamazsın. Mümkün değil!
Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
insan soyunun kendini anlatmasına dair
Ortada, yüzyıllardır kullanılan " kelime" gibi tumturaklı bir kelime varken, niçin "söz"ün küçüğü anlamına gelen "sözcük" demeye zorlanıyoruz ki? Yaşlı bir Anadolu efendisinin "Hele otur iki kelâm edelim" deyişini edebiyattan çıkaracak mıyız? Pir Sultan Abdal'ın "Mecliste arif ol, kelâmı dinle" dizesini unutacak mıyız? Dilde "ırkçılık" anlamına gelebilecek olan bu davranışı sol hareketlerin savunması garip değil mi? Deli sadeleştireceğiz diye birçok kavramı kaybetmiş durumdayız. Kuşdili gibi, iki yüz kelime içerisinde düşünce üretmeye çalışıyoruz. Anadil memleket demektir. Kökünden koparılmak kadar zor bir iş yoktur dünyada. Eğer bir gün Türkçe konuşmanız yasaklansa, böyle bir dil yok dense ne hissedersin? İşte Kürtleri anlamak ve empati buradan başlıyor. Şiirde kâfiye tuzaktır. İstemediğin şeyleri söyletir. Yunan trajedilerini biliyorsunuz değil mi? Milattan önce yazılmış oyunlar ama bugün hâlâ geçerli. Bugün bile Oedipus Kompleksi diyoruz. Peki, onlar yazıldığı zaman bilim neredeydi? Dünya'nın düz olduğuna inanılan, mikropların bilinmediği, ilke bir emekleme çağında değil miydi? O zaman hangisi gerçek? Bugüne ışık tutan, ölmeyen ve hiç ölmeyecek olan hikâyeler mi, yoksa bilim mi? Televizyonun karşısına geçmiş milyonlarca insan, kendilerine sunulan ucuz mavalları yutarak yaşamaya çalışıyor. Oysa her akşam yerli komedi seyrederek vakit öldürenlerin anne babaları müthiş masalları biliyorlardı. Duyguları anlamadan yaşamak olanaksız, bu eğitimi ancak edebiyat sağlar. Edebiyatın gerçek gücü, yazılanda değil yazılmayanda. Satır aralarında. Derin bir romanı sürükleyici bir dille anlatmak çok zor bir iştir. Bunu ancak kendisine güvenen ve metnini entelektüel bir maske arkasına gizlenmeye yeltenmeyen yazarlar başarabilir. Tıpkı konusunu çok iyi bilen bir doktorun
Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Müziğin Toplumsallığına Dair
İtalyan şarkıcısı Giovanna Marini halk türküleri derlemek için köylere gitmiş, bir köyde ağıt dinlemek istemiş. "Niye?" demiş köylüler, "birisi mi öldü?" "Peki bir düğün havası söyleyin" demiş Marine. "Birisi evleniyor da haberimiz mi yok?" demişler. Marini ne kadar uğraşsa da köylülere türkü söyletememiş. Roma'ya dönmüş. Aylar sonra bir telgraf almış o köylülerden. "Birisi öldü. Ağıt söylüyoruz. Acele gel." İşte sır burada. Büyük müziğin sırrı bu! Koku kavramı portakal çiçeğini de kapsar çöplüğü de. Müzik de böyle. İyi müzik ruhunuzu yükseltir, kötü müzik ise işkencedir. Arabesk şarkılar duygulu değil, duygusal! Ve duygusallık da duyguyu öldüren en önemli saptırma. Derin duygular içinde yaşayan insanlar bu yapay duygusallığı görmeye dayanamaz! Böyle giderse, yeni yetişenler, bu parçaları aşk şarkısı sanacak. Aşk da unutulacak bu memlekette. Bemol ve diyezler hariç, topu topu yedi nota var. Ne çıkarsa ondan çıkıyor. Beethoven da yedi notayı kullanıyor misket havası da... Bu yedi nota içerisinde hangi mahareti gösterebiliyorsun, bütün mesele o.
Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Sanata ve Sanatçıya Dair
Büyük sanatçıların polemikleri savunma niteliğindedir. Kimseye sataşmazlar ama ömür boyu saldırıya uğrarlar. Sanatçılar da insandır veya insan olmalıdır. Büyük devlet adamlarının sanatçı dostları olur. Mesela Cengiz Aytmatov'un Gorbaçov'un; Markus kasroCastro'nun yakın arkadaşıdır. Bizde de bazı devlet adamlarının gazino artistleri ile dostluk kurduğu olmuştur. Ne yapalım! Karga karga ile gezer, kartal kartalla.(1992) Kapitalizm öncesinde sanat ödülleri yoktu. Düzeyde kalmak isteyen sanatçı, popüler kültürün parçası olmayı reddetmek zorunda. Aslında her sanatçının anlatmak istediği bir tek şey var sanıyorum: Ne olur beni bu kadar kolay anlamayın.
Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Kültürün Bir Ulu Irmak Olmasına Dair
Popüler kültür felaketimizdir. Şehirlerimizi saran kaçak yapılaşmayı, nasıl bir mimarî üslup sayamazsak, buralarda boy atan müziği, insan ilişkilerini ve yeni ahlâkı da yerli kültür formu olarak kabul edemeyiz. Ne yazık ki günümüzde eğlence, kültürünü yerini aldı. İnsanlığın övünç noktalarından birisi olan Rönesans aynı zamanda bir yıkım dönemidir. Pagan tapınakları yerle bir edilerek o taşlarla kiliseler inşa edildi. Sorun sadece para değil. Nice yoksun Akdeniz ve Karayip kasabası var ki, insanlar yaşamlarını pırıltılı bir gökkuşağı altında, saygı, sevgi ve neşe içinde geçiriyor. Nice petrol zengini Arap ülkesi var ki, yaşam bir cehenneme dönüşmüş. Sorun, yaşam kültürü denilen kavramda. Otantik olanda modern olan arasında her zaman bir ilişki var. Anadolu'nun bir köyünde Hitit formuna sahip bir testi alıp New York Modern Art Museun'a koyabilirsin. Herkes de bayılır. O ikisi arasında çelişki yok.
Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam