Tek başına koca yüreği ile tüm engellere meydan okuyan "güzel" bir insanın hikâyesine tanıklık ettim. Yazdıkları ve yaptıkları kendisinin ne denli yaşamaya karşı cesur bir insan olduğunu gözler önüne seriyor. Kitaplarını ve şahsını beğendiğim bu güzel insan yaptığı işler ile başka yüreklere nasıl dokunacağını gerçekten biliyor.
Hanife ÇıtaBu Rüya Son
Gerçekten tek kelime ile kendinizi Topkapı Sarayı'nda buluyorsunuz.
Bir adam için çok zor bir durumdur hadım edilmek. Çünkü sizi bu dünya zevklerini tatma hakkınızdan mahrum ediyorlar. Bu sözler şahsıma ait olmamakla beraber roman karakterimizin kendini bu yönüyle sürekli olarak eksik hisseder ve bu durum onun dünyasında büyük bir yer edinir. Aynı zamanda ölüm fermanı imzalanmış bir padişah kadar hayatın çelişkiler yumağı olduğunu gözler önüne seriyor bu eser.
Hadım edilmiş bir harem ağası ve ölüm fermanı verilmiş ve öncesinde tutsak edilmiş efendisi olan padişah arasında geçen muazzam bir psikolojik döngüye tanıklık ediyoruz. Bir yandan da iktidar-birey sarmalının sonuçlarına şahit oluyoruz.
Topkapı Sarayı'nda geçen ve o dönemdeki insanların iç dünyasına ışık tutan kısa ama çarpıcı bir roman.
Şimdiden okumaya karar vermiş ve niyetlenen herkes için ne kadar doğru bir karar alacaklarını/aldıklarını teyit ederim.
Zülfü LivaneliEngereğin Gözü
Yaratıklar üç kısma ayrılır: Sırf akıl olan şey şehvetten arınmış melekler, sade şehvet olan hayvanlar ve hem akıl hem şehvetten oluşmuş insanoğlu… İnsanın yarısı akıllı yarısı şehvet, yarısı melek yarısı hayvandır. Yarısı yılan yarısı da balıktır. Balık olan kısmı onun suya doğru çeker, yılan olan yanı ise toprağa doğru sürükler.