Aslında bazen kendime diyorum ki bazı şeyler sana kalsın herşeyi paylaşma. Ve sonra yine diyorum ki "bana kalanlar zaten bende bırak da çığırmak istediklerimi çığırayım. "
Kendimi yine tutamıyorum ve tüm bunların sizinle paylaşılmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Işte onlardan birisi olan "Işığın Sesi "adlı şiirim .
Vesselam...
IŞIĞIN SESİ
Işığın sesini duymaya başladığım andan itibaren her şeyi hisseder oldum
Sıcak ve nemli gecelerde yüzünün ıslaklığını şüphesiz
Geçmezcesine sandığın tüm akşamlarda gaz lambası ışığı altında yazdığın şiirlerini de okuyabilirim sana
Çünkü ışığın sesini duyduğum andan itibaren seninle aynı şeyi düşünür oldum , aynı dizeyi paylaştım , aynı süssüz kelimeleri kullandım.
Işığın sesini duyduğum andan itibaren gözlerim daha iyi görür oldu hayalini .
Ne zaman aklımdan çıkmasan' daha çok kal 'diye gözümün önüne getirir oldum bu sayede.
Işığın sesini duyduğum andan itibaren varlığına daha çok inanır oldum
İnançlı bir insan oldum sayende
Ama "ışığın sesi olur mu hiç "deme
Olmaz olur mu?
Senin varlığını ışığın sesi kanıtlıyor
Ve bu ses hiç susmuyor
(02.02.18)
Haftasonları babamla çarşıya giderdik. Gezdirirdi beni çarşıda . Çarşı dedimse Güres caddesinde beyaz eşya dükkanı olan bir arkadaşı vardı yıllardır dost olduğu, onun yanına gider otururduk bende oralarda gezinir oynardım. Kendimi bildim bileli "Topal amcayı da" öyle iyi bilirim. Oralıydı o da . Ya Arap'tı ya Kürt'tü . Aman sanki ne önemi vardı . Babamla konuşurlarken duyardım , çocukların anlamayacaklarını sandıkları konuları konuştuklarını. Anladığım kadarıyla Topal amca çok iyi ve vatansever biriydi. Gerçek adını da büyüyünce öğrendim . Ama hala Topal amca demek daha bir özgün geliyor bana .
Büyüyünce demişken insan ne zaman büyüdüğünü anlar ki ?
Ben söyleyeyim. İnsan acılarıyla çaresizce ortada kalıp içinde olduğu durumdan çıkması gerektiğini idrak edebilip yalnız başına bir devrim yaratabildiği zaman büyüyebilmiştir. Kuşkusuz ben o şehirde büyüdüm.
Topal amcama sevgilerle....