mahsun Borçlı

mahsun Borçlı
@Mahsunbrcl62
•Sosyoloji •M.Ü •Bu sayfa tamamıyla Sosyoloji kuram ve teorileri açıklamak ve tartışmak üzerinedir
YAPISAL-İŞLEVSELCİLİK / TALCOTT PARSONS * •
... milyonlarca insanı, belirli toplumsal temel noktalarda ortak bir amaçlar topluluğu doğrultusunda davranmaya zorlayarak, nasıl bütünleştirir, uyumlu kılar ve motive ederler? Parsons'a göre, bu süreç sosyalleşme, sosyal kontrol ve rollerin gereği gibi oynanmasıyla sağlanır. Her birey -bir ebeveyn, bir işçi, bir yurttaş olarak- oldukça farklı rolleri yerine getirmek zorundadır; her ne kadar diğer insanların beklentileri bireyi etkili bir rol oynamaya ve sosyal kontrol sistemi de bu görevleri gerçekleştirmeye zorlaşa bile, gerçek etkililiğin kaynağı insanların sosyal sisteme bağlılıklarıdır. Bu 'içsel' güdülenmenin kaynağı etkili sosyalleşme, kendi çocuklarını uygun biçimde yetiştiren, toplumun yaygın değerler ve normlarını onlara öğreten ebeveynlerdir; böylece değerler ve normlar içselleştirilir ve çocuğun bilinci, hatta vicdanı haline gelir. Bu yüzden, Durkheim gibi Parsons da, temel değer sisteminde ahlâklılığın önemini vurgular
Sosyoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
DAMGA / ERVİNG GOFFMAN
Damgalar, bir kişinin vücudu veya karakterindeki içsel (doğal) zayıflıkların bir yansıması değildir. Onlar, toplumdaki diğer kişilerin 'tepkisi'yle oluşan toplumsal bir etikettir. İlgili birey, insanların normal bakışlarına ya da onların kendi davranışlarıyla ilgili beklentilerine veya basmakalıp yargılarına göre yaşayamaz ve bu yüzden •tamamen toplumsal kabul görmez". Damga incelemesi, bu nedenle, sadece özel bir imaj idaresinin (image management) değil, aynı zamanda belirli bir sosyal kontrol biçiminin de analizidir.
Sayfa 190 - sentez yayınları
Sosyoloji
TOPLUMSAL DAYANIŞMA/ E. DURKHEİM
Durkheim'a göre, modern ekonomik toplumların temelini, karşılıklı ekonomik bağımlılığın yanı sıra, karşılıklı çıkar, hayatta kalabilmek ve başarı sağlayabilmek için karşılıklılık ve işbirliği oluşturur. Ancak o, ekonomik çıkarcılığın tek başına uygar toplumları birleştirebileceği ve istikrarlı kılabileceğini öne süren faydacı argümanlara, özellikle Herbert Spencer'ın bu konudaki tezlerine karşı çıkar. Ona göre, çıkarcılık tek başına toplumsal çatışma ve kaos üretecektir. Gelişmiş sanayi toplumlarının sözleşmeleri ve ekonomik mübadelelerinin temelini bazı ahlâk biçimleri, bir güvenlik ve adalet sisteminin üzerine kurulabileceği genel kabul gören ilkeler, normlar ve değerlerle ilişkili bazı ahlâk kuralları oluşturmak zorundadir
Toplumsal Cinsiyet
Doğal ve Gelişmeci argümanlar toplumsal cinsiyet açıklamakta için bazı teoriler ortaya atar. Bu bölümde Gelişmeci argüman'ı açıklayacağız ve delillerini paylaşacağım. Sosyolojik boyutu nedeniyle... Gelişmeci argüman: cinsiyet rollerinin biyolojik olarak değil, kültürel olarak belirlendiği ve sosyal olarak inşa edildiği inancına dayanır. Bununla beraber gelişmeci argümanlar şu deliler sunar. 1. Cinsiyetler arasındaki biyolojik ve psikolojik farklılıkların büyük olmadığını gösteren araştırmalar. Örneğin erkekler, fiziksel bakımdan kadınlardan ortalama olarak daha güçlü olsalar bile, kadınlar tahammül ve dayanıklılık testlerinden daha iyi sonuçlar almaktadırlar. 2. Farklı toplumlar ve kültürlerde, hatta bir toplumun farklı dönemlerinde kadınlar ve erkeklerin farklı biçimlerde davrandıklannı ve rollerin değiştiğini gösteren antropolojik veriler. Nitekim örneğin, Margaret Mead Yeni Gine'de üç kabile üzerindeki klâsik çalışmasında (1950), cinsiyet rolleri ve toplum içindeki cinsel davranış bakımından büyük farklılıklar bulmuştur. Arapeshler (hem erkekleri hem de kadınları) şefkatli ve itinalı iken, Mundugumorlar sert, şiddete meyilli ve saldırgandırlar. Tchambuli kabilesinde ise, kadınlar ava ve savaşa giderken, erkeklerin 'kadın işlerini' yaptıkları ve boyanıp süslendikleri fiili bir rol değişimi vardır. 3. Erkek ve kız çocuklarının nasıl tamamen farklı ve sosyal açıdan birbirinden ayrı biçimde yetiştirildiklerini ortaya çıkartan sosyalleşme süreci araştırmaları. Aile içinde, örneğin, başlangıçtan itibaren iki cinsiyete farklı davranılır: farklı kıyafetler giydirilir, hatta bunlar farklı renktedir; farklı oyuncaklar verilir, farklı biçimde cezalandırılır ve hatta farklı biçimde dokunulur ve konuşulur. 4. 'Kadın işlerinde' -hemşirelik ve öğretmenlik gibi bakıma
Sosyoloji
PROTESTAN AHLAKI/ MAX WEBER ( Bir önce gönderiyi açıklamasıdır)
Sermaye birikimi ve kâr arayışı, böylece, açgözlülük ve para tutkusundan ahlâkîdir ilkeye ve Tanrı'nın inayetinin bir işaretine dönüşür. Zengin daha zengin olma hakkı ve ödevine sahiptir, fakir fakirliği hak etmektedir. Weber, bu nedenle, Protestanlık ve kapitalist ruh arasında bir 'seçici benzerlik' belirler. Püritanizm ve özellikle Kalvinizm 'ideal tip' Protestan'ı yansıtır ve kesinlikle kapitalizmin ihtiyaçlarına uygun düşer, çünkü o bireysel kâr arayışını meşrulaştırmış, titiz ve sıkı çalışmayı, kendini disiplin altına almayı ve sade bir hayat tarzını özendirmiş, lüks ve gösterişçi tüketim yerine yatırım ihtiyacını ve sermaye birikimi sağlamak için tasarrufu önermiştir -hepsi Tanrı adına ve Tanrı'nın zaferi için yapılmıştır. Fakirlik ahlâkî bir yetersizlik ve zayıflığın işareti olarak görülmüştürjKazanç peşinde koşmak kirli bir iş değil, ahlâkî bir görevdin Servet Tanrı'nın inayetinin bir göstergesidir" bu cümleler tanımıyla weber'in bireysel eylemin ( kültürün) ekonomi üzerinde etkisinin göstermektedir.

mahsun Borçlı

@Mahsunbrcl62
·
PROTESTAN AHLAKI/ MAX WEBER
Sanayi Devrimi öncelikle tüm Batı Avrupa'da değil, aksine özellikle İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi kuzey ve Protestan ülkelerde gerçekleşti. Weber'e göre, Protestan ahlâkı, özellikle Kalvinizm gibi daha Püriten mezheplerin ahlâk anlayışı Sanayi Devrimini ateşleyen hayatî kıvılcımı sağlamıştır..... Weber'in Protestan ahlâkı düşüncesi, bu nedenle, büyüye dayalı veya çileciliği öven yahut Protestanlık gibi öte dünyacı dinlerden farklı olarak, Protestanların kurtuluşunun nihayetinde bireysel davranışa ve bu dünyada, bir başkasında değil bu âlemde Tanrı'yla iletişim kurmaya dayandığı düşüncesine dayanır. Bu kurtuluş Kalvinizmde olduğu gibi ya alınyazısıdır ya da diğer Protestan mezheplerde olduğu gibi sıkı çalışarak ve Hıristiyan davranışlarla kazanılır.
Sayfa 80
Sosyoloji