Yıl 1992. Ben kendi yatağımdayken bir bakıyordum evin içi asker dolu. Üstümüzü giymeye fırsat bulamadan dışarı atılıyorduk. Kaset arıyorlardı. Kaset denilen şey yasak olmamalı. Ben Kürt olarak Kürtçe kaset dinleme hakkına sahip olmalıyım. Bir kaseti saklamakla cephanelik saklamak aynıydı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ölmeden birkaç gün önce babam bize meyve almıştı. Elma, portakal felan. Dolapta duruyordu aldım onun elmasını. Bu babamın aldığı elma, dedim, damda oturup elmayı yedim. Ağlayarak yemiştim o elmayı. Babamın aldığı en son şeydi.
Bana çok iyi gelmişti.
Bir çiçek açtığında
Bir eski avluda
Diyor ki;
Çalıda sarı bir çiğdemim ben
Ve senin çok eski cümlen.
Sen otursan, gitmemiş ki! olsan
Ben sana bir eski Endülüs avlusu
İstersen serin bir Portofino getirsem
Ya da Yedigöllerin yedisini birden.
Bir çiçek açtığında
Bir eski avluda
Diyor ki;
Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
Buldum buluşturdum kendime geldim
Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dille
sen de gelsen.
Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için.