Adı:
Soğuk Kazı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427708
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis
Soğuk Kazı'da "kazı", hem imgelerin kazıma yoluyla, belki de kazıya kazıya oluşturulduğunu, hem de gömülü bir şeylerin kazılıp çıkartıldığını ima ediyor sanki. Birhan Keskin'in yeni şiir kitabında "Flamingo" gibi kolaylıkla "Yeryüzü Halleri" şiirlerine dahil edilebilecek şiirler ile, "İstanbul", "Sulukule", "Tinerci" ve "Gazze" gibi somut şiirler bir arada...
 
“Bir gün bir yerde şiiri gördüğümde
hayatı da birlikte
yalan söyleyemem”

Turgut Uyar

Lacivert ışığa doğru yöneldim sokakta... Köşe başına az kalmıştı, korna sesleri duydum, insan sesleri...fakat hiçbiri ben de etki etmedi. İnsanlar peşime takılmış durdurmaya çalışıyorlardı beni. Bense aldırış etmeden yürüdüm, gidecek bir yerim yoktu, kalacak bir yerim yok, şiirden başka. Ah, kaçıncı kaçışım mısralara... Elimde bir Birhan Keskin metni daha...

Ben “ne zaman bunalsam okurum seni kadın”derim hep, Ben “ne zaman üzülsem Birhan kitabı alırım yanıma...”Bir yolculuğa başlarım “atların peşine takılıp” giderim uzaklara... Bir türkü tuttururum sonra hep eskiden kalma...

Uzaklarda uzun uzun düşünürüm. İhaneti öğrenmiştim ya ben Kim Bağışlayacak Beni de ağlaya ağlaya, ihanet yorgunuyum yine de unutuşum olmadı hiç, hep hatırladım dünden sonra.”Benim kalbim bir hatıraya kalsın
Bu çukur vadiye, kazıdım buraya
Gelsin okusun;
Kimin eli değmişse bir ayrılığa
Tütecek sandığı ocak sönecek
Bir daha hiç görünmeyecek o rüya.
Eski vakitlerdi, küçüktüm, aksaktım
Beni kızımdan kardeşimden etmişlerdi.
Kanatladığım yol, indiğim vadi
Hiç bitmedi çıktığım göç bir daha.
İçimdeki od’a hiç varamazam
Önüme artık bakamazam men
Yaklaşan şeyi kim örüyor,
bilemezem.
Kırdığım buncacık kabuk
Kırdığım buncacık kabuk”


Gülüme dadanmışlardı, “gülümü kesmişlerdi” sonra, “onu kırdıkları yerden beni de kırmışlardı “ondandı şiirin ritmine kapılıp gitmem. Gerisini sen anla... “Oysa, suyun üstünü kaplayan şeyler vardı.
Suyun üstünü kaplayan şeyleri aralayıp
sudan alman gereken şeyi aldın.
Kolaymış. Çok kolaymış dedin.Tabiatın kanunlarına hiç alışamadım ben.
Ve rüyamda çok gerekmedikçe bir şey görmem.
Bir sebebi vardır, mutlaka vardır,
Hayyyıır diye uyanmamın bir rüyadan
Bu ne ki, elin olsun ıslanmıyor senin, bunca zaman
Neyi bekliyor, sudaki o büyük beyaz hayvan.
Kolaymış, çok kolaymış dedin.”

“benim seninle ilgili
bildiğim her şey bir
yalandı. buna çalıştım.
tersinden bir adaletsizliği
anlamam gerekti benim,
ve ben
hoh,
ben bunun için bir afrikalı gibi çalıştım.”
"İçimi açtım sana
İçini açmak için. "27
Her dizende tam 12 den nasıl vurulur merak ederken anladım ki zaten içimdekileri yazıyormuşsun...

Bir Birhan Keskin kitabı daha hem de yine ödüllü (Ba kitabından sonra) olan ikinci kitabıdır 2010 Metin Altıok Şiir Ödülü’nü kazanmıştır.

Ve "İçeride çok yanmışa dışarda karlar gerekir"(11) diyerek başlıyor Keskin dizelerini sahibesi, "İnceciğim. Kırığım. Anla..."(33) diyerek anlaşılmayı istiyor.
Kırılıyor, inciniyor, yine de yazıyor çünkü "Duygusal konuşmak için şairler var diyor" konuşuyor en duygusalından...
Son olarak yine kendi dizeleriyle bir isteğini dile getirmek istiyorum 'yine de güzel bir şey anlatın'

Uzun uzun oturdum bugün dediğime bakmayın
Siz bana yine de güzel bir şey anlatın. (39)

Şiirle kalın ^-^
Altı çizilesi satırlara sahip, bazı dizeleriyle insanı tokatlayan bir kitap... Şairinin de deyimiyle: 'Soğuk kazı, dünyanın katılaşmasını anlatıyor, dünyanın katı taraflarını...'

Keyifli okumalar.
''İçimi açtım sana.
İçini açmak için.''

İnsanın yüreğine dokunan, az sözcükle çok şey anlatan şair.Edebiyat yorumcularına göre Gülten Akın çizgisini sürdürdüğü söylense de bence şiire yeni bir boyut getirmiştir Birhan Keskin.

''Dünya beni sarmazdı sarmalamazdı döndüm.
Gök ağlıyordu, ben zülfünü ördüm.''

İlkokul birinci sınıfken solak olduğu için sol elini iple bağlarmiş öğretmeni.Sağ eliyle yazmalıymış çünkü.Bu nedenle de okulu sevmez, hep kaçarmış.Keskin kaçtıkça annesi tutar okula götürürmüş.Onun için ''okumayacak bu çocuk'' bile demişler.Sonrasını kendi ağzından dinleyelim.
''Üçüncü sınıfta elimi bağlayan öğretmenden kurtuldum.Sonrası daha kolay olmaya başladı.Bizimkileri yalancı çıkarttım, okudum yetmedi yazdım da.''
Birhan Keskin çok sevdiğim kadınlardan biri.. Şiirin insanı daha insanlaştırdığına inanıyorum. Okuyun, mısraları düşünün, kafa yorun.. ruhunuz huzur bulsun..emi?
Birbirmizi yıka yıka gittiğimiz yolun boyu bir arpa. Yine yapıyordu Birhan Keskin yine koyuyordu ortalığa farklılığını. " içimi açtım sana İçini açmak için senin " diyerek can evimden vuruyordu. O kirilmisligimiz incinmisligimizi şiirlestiren bizi kiranlara en zarif göndermeleri yapan şair. Okuyun efendim okuyalım
Şiirlerinde bağıran bir insan gibi... Sesini bize doğru yükseltiyo da kaçımız duyuyor o meçhul....Ben bir ara duydum gibi cevap da verdim ama O ne kadar duydu bu daha büyük bir meçhul....
"Ve işte en gümüş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için."
Beni Birhan Keskin ile tanıştıran ve onu tanımadan sevmeme sebebiyet veren dizeler.. Bu kitaba ait.. iyi okumalar..
Eski bir sanrıdır yıldızlı göğün altında yaşadığımız

Sevgilim kış düşmüş dünyaya içimden
Eve nasıl varayım!
Bir kovuk obruk oldum,
Üstüm başım kar, yollar kapalı.
Okuduğum son kitabıdır.
Yayın sırasına bağlı kalmadan, tamamen spontane bir şekilde bu kitabını en son okudum ben.
Y'ol ile başlayıp, Soğuk Kazı ile sonlandırdım okumamı.

Y'ol kitabının ilk şiiri olan "Taş Parçaları" isimli şiiri dünyama bomba gibi düşmüştür. Tam anlamıyla bir bomba. Yaktı, yıktı, darma duman etti. Hani insan der ya, "bundan daha kötü ne olabilir?" İşte Birhan Keskin, benim bu soruma, "Soğuk Kazı" kitabında, kitabın en arka kısmında bulunan bölüm ile cevap vermiştir.

Bölümün adı "Soğuk Kazı"
Keskin, burada kendi içine, en derinine, en en en derinine yaptığı bir "kazıyı" yazmış. O kazıda bulduklarını. Gördüklerini.
Birhan Keskin okurken, onu hep "ben" diye hissettim. Ben diye okudum. "Yazabilseydim, yazmak isteseydim; ben de böyle yazardım, tam da bu kelimelerle!" dedim hep.
Okudukça, onu, kendi içime tuttuğum bir ayna olarak gördüm sonra. Aynam oldu benim.
İşte "Soğuk Kazı" bölümü, bu sebeple çarpmıştır beni, bu sebeple paramparça etmiştir.
Çünkü o da bu yazısında(ki tam olarak bir şiir diyemeyiz buna) kendi içindeki aynayı yazmıştır, belki de bu yazısına o aynaya yazmıştır.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en gümüş cümlem:

İçimi açtım sana.
İçini açmak için.

Birhan Keskin’in şiirlerini çok severek takip ederdim ama Soğuk Kazı’daki “Eski Avlu” çok başka olmuş. Bir insana denebilecek en güzel söz “İçimi açtım sana ...” bazı şairleri çok kıskanıyorum bunu ben yazmalıydım ben hissetmeliydim diye işte bu şiir de onlardan biri.
Seni okumak ve anlamaya çalışmak bambaşka Birhan Keskin. İyi ki varsın ve biz bu güzel eserlerden mahrum kalmıyoruz . Her bir şiirin ayrı dem içimizde ...
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:

İçimi açtım sana.
İçini açmak için.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en gümüş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için.
Birhan Keskin
Sayfa 27 - Metis Yayınları
Neye benziyor sokaklarımız, evlerimiz
Şehirlerimiz, ki ona benzesin çocuklar?
Sırtını dönmüş de güne bir efkâr
cigarasıyla birlikte yorgun tütüyorlar.
Uzun uzun oturdum bugün dediğime bakmayın
Siz bana yine de güzel bir şey anlatın.
Birhan Keskin
Sayfa 39 - Metis Yayınları
Yolları kar kaplamış, donmuş göl,
ne sen bir yere varırsın artık ne seni
bekleyen tren.
Birhan Keskin
Sayfa 23 - Metis Yayınları
Uzun uzun, karıştırarak, onu bunu, bilirsiniz
Zaman sıkıntılılar için hiç geçmeyen şeydir.
Birhan Keskin
Sayfa 39 - Metis Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Soğuk Kazı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427708
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis
Soğuk Kazı'da "kazı", hem imgelerin kazıma yoluyla, belki de kazıya kazıya oluşturulduğunu, hem de gömülü bir şeylerin kazılıp çıkartıldığını ima ediyor sanki. Birhan Keskin'in yeni şiir kitabında "Flamingo" gibi kolaylıkla "Yeryüzü Halleri" şiirlerine dahil edilebilecek şiirler ile, "İstanbul", "Sulukule", "Tinerci" ve "Gazze" gibi somut şiirler bir arada...
 

Kitabı okuyanlar 217 okur

  • Atilla Akgöz
  • Hilal Çetin
  • Lal Vaveyla
  • Damla YILDIRIM
  • "Toska"
  • Deniz Ersin Çelik
  • Dilara DAŞ
  • Dilara Civelek
  • ophelia
  • Fern

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%3.9
18-24 Yaş
%29.9
25-34 Yaş
%39
35-44 Yaş
%16.9
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.3
Erkek
%24.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.1 (23)
9
%12.5 (7)
8
%28.6 (16)
7
%8.9 (5)
6
%7.1 (4)
5
%1.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0