-Aman hep o kara kapli kitap... Baska yok mu? Yazmis da ne olmus? Sizden baska kim okuyor onu?
-Senden baska bu kitabi pek cok insan okuyor.
-Aman.. Hep tembeller, hayalperestler...
-Hayir... Frenkler de okuyor. Bu gibi eserlerin garpta bir tanesinin yuzlerce turlu basilmis tercumeleri vardir. Avam da okur, havas da okur velakin sen okumazsin, mazursun da. Mekteplerinizde boyle bir sey kalmadi. Bir Ingiliz kizina Sadi'yi sorsan bilir, sen Sarkli oldugun halde bilemezsin. Kabahat sende mi, Sadi'de mi?
Tesirinisaninin son geceleri. Hava kuru ve ruzgarsiz. Yurudu. Yokusun basinda bir hayalet:Bekci. Oksurdu. Isiksiz bir evde cocuk viyaklamasi ve hafif bir besik gicirtisi. Sinasi yokusu bir aolukta cikti.
Izdirabin verdigi intibah zamanlarinda, kendi kendini aldatmak, baskalarini kandirmak kadar basit degildir ve insan kendi icindeki adaletten urkmeye baslar.
O sirada Neriman Sinasi'nin yuzune bakmadan yuruyuvermisti.
Belki de bu, gizli kararlari belli etmesinden korkulan gozleri serbest birakmak icindi; belki de bunun icin bakislarini baska tarafa cevirmisti ve bugunku gibi korkarak uzaklasmisti.