Nuriye Turunğ

Nuriye Turunğ
@Maikelebek
İnsan kelimesini iki anlamı var. Birisi unutmak, n-s-y'den geliyor. Diğeri de ünsiyet kurmak, e-n-s' den geliyor. İnsan bağ, ilişki, ünsiyet, irtibat kurabilen varlıktır. O ünsiyetin en üst metafizik referansı yaratıcısıyla bağkurabilmesidir. O bağ, en güçlü bağdır ve hiçbir zaman ortadan kalkmaz. Zaten ayeti kerimede de söylendiği gibi bize "şah damarımızdan daha yakın" bir bağdır o. Ama insanı bunu fark etmesi, yaşaması, hissetmesidir önemli olan.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Akıl tek başına insanı Yaratıcı'nın kapısına kadar getirir. Ondan sonrası ilahi grupla devam eder. Bu, aklın kabul ettiği bir sonuçtur aslında. Hakikatin kendinden daha fazla olduğunu söyleyen akıl, dogmatik davranan değil, tersine kendi fıtratına ve özüne uygun davranan akıldır. Akıl vahyi ve ilahi olanı icat, inşa ve ihata edemez ama onun hakikatini idrak ve teslim edebilir. Bu noktaya varan akıl, kendi potansiyelini sonsuzluğa kadar uzatma imkanına kavuşur. Bu akıl aynı zamanda yaratılışın her an devam ettiğini ve varlık aleminin var olabilmek için her an ilahi kaynakla bağının devam etmek zorunda olduğunu da takdir ve teslim eder.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Deizm, vahiysiz ve peygambersiz bir Tanrı inancı öneriyor. Yaratıcı'nın tarihe vahiy ve nübüvvet üzerinden müdahale etmesine karşı çıkıyor. Bu yüzden de eksik bir Tanrı inancına dayanıyor. Eğer Tanrı tüm varlığın sahibi, yaratıcısı, koruyucusu ve hakimi ise yarattığı varlık düzeninde insanın nasıl yaşaması gerektiğine dair emir ve tavsiyelerde bulunması da mantıksal bir sonuçtur. Yarım, eksik ve aciz bir tanrı, tanrı değildir. Yaratıcıyı kafamıza göre, çağın ruhu böyle istiyor diye başka bir şey haline getiremeyiz.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Şunu görmemiz lazım: İnsanları aklen ve manen tatmin edemeyen ve dünyevi- yaşamsal otoritesini istismar eden her din, deizm ve ateizm riskiyle karşı karşıyadır. İslam dünyasında karşımıza çıkan deizm elbette modern yaşam biçimi ile ve sekülerleşme süreçleriyle irtibatlı ama dini otorite olarak görülen şahısların, kurumların ve geleneklerin de bunda payı olduğunu kabul etmeliyiz. İslam'ın özü deizme imkan vermiyor ama çağdaş Müslümanlık tecrübesi bu tür akımların önüne geçemiyor.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Bizim İslam'la irtibatı olmuş Batı'nın cins kafalarını nasıl yaklaşacağımıza dair doğru bir mihengimiz yok sanki. Kimimiz Goethe'nin yazdığı bir şiirden hareketle " Goethe de Peygamberimiz çok büyük." şeklinde bir kompleksle bakıyor. Bu çok büyük bir kompleks. Yani Efendimizin büyüklüğünü falancanın onu beğenmesine endekslediğimiz zaman -haşa- Efendimizin mertebesini indirmiş, düşürmüş oluruz. Hz Muhammed ( s.a.v.) gibi bir insanın hakikatini anlamak için falanca şahsın hayranlığını, akdir etmesini, tasvip etmesini beklememize gerek yok.
Sayfa 38·Kitabı okudu