İnsan kelimesini iki anlamı var. Birisi unutmak, n-s-y'den geliyor. Diğeri de ünsiyet kurmak, e-n-s' den geliyor. İnsan bağ, ilişki, ünsiyet, irtibat kurabilen varlıktır. O ünsiyetin en üst metafizik referansı yaratıcısıyla bağkurabilmesidir. O bağ, en güçlü bağdır ve hiçbir zaman ortadan kalkmaz. Zaten ayeti kerimede de söylendiği gibi bize "şah damarımızdan daha yakın" bir bağdır o. Ama insanı bunu fark etmesi, yaşaması, hissetmesidir önemli olan.
Akıl tek başına insanı Yaratıcı'nın kapısına kadar getirir. Ondan sonrası ilahi grupla devam eder. Bu, aklın kabul ettiği bir sonuçtur aslında. Hakikatin kendinden daha fazla olduğunu söyleyen akıl, dogmatik davranan değil, tersine kendi fıtratına ve özüne uygun davranan akıldır. Akıl vahyi ve ilahi olanı icat, inşa ve ihata edemez ama onun hakikatini idrak ve teslim edebilir. Bu noktaya varan akıl, kendi potansiyelini sonsuzluğa kadar uzatma imkanına kavuşur. Bu akıl aynı zamanda yaratılışın her an devam ettiğini ve varlık aleminin var olabilmek için her an ilahi kaynakla bağının devam etmek zorunda olduğunu da takdir ve teslim eder.