BİR SİYER EDEBİYATI DENEMESİ ‘’ELÇİ’’
‘’Elçi’nin içeriği hakkındaki tespitlere geçmeden önce, eserin adı olan elçi üzerinde durmak istiyoruz. Elçi sözlükte, ‘’bir sorunun çözümü, bir uzlaşmanın sağlanması için birinin başka birine gönderdiği aracı’’ manasını taşımaktadır. Bu anlamda roman ismi olarak ‘’Elçi’’ bizlere, Peygamberin Allah ile olan irtibatını en sağlam biçimde ifade eden bir başlık olarak karşımıza çıkar. Böylece ilk etapta kafamızda bir peygamber modeli şekillenmeye başlamaktadır; Allah’tan aldığı buyrukları en doğru biçimde hayata taşıyan ve bununla insanlığa örnek bir peygamber modeli.
İçerik kısmına geldiğimizde ise ilk olarak, kronolojik olarak yazılan siyer romanlarının aksine “Elçi”, Ebu Zer’in Müslüman olması süreciyle başlayıp, Kureyş’in günlük yaşantısından bir kesitle devam etmiştir. Bu günlük yaşantı içinde Kureyş’in yeme içme adetlerinden, eğlence anlayışlarına; ticari faaliyetlerinden, inançlarına kadar Kureyş’in toplumsal yapısına incelikle yer verilmiştir. Arap müşriklerinin dini inançları hususunda onların Allah'a inandıkları fakat bununla birlikte putları Allah ile aralarına aracı kıldıkları, bu sebeple de putların hürmet edilmesi gereken kutsal varlıklar olarak kabul ettikleri işlenmiştir. Nitekim romanda yer alan Hz. Peygamber ile Ebu Süfyan arasında geçen bir diyalogda, "Elçi, Ebu Süfyan'a dönerek,
-Ebu Süfyan! O halde söylediklerime cevap ver, yeri, gökleri,yıldızları kim yarattı?” sorusuna Ebu Süfyan; “Kim yaratacak Allah!" yanıtını vermiştir. Böylece romanda bahsi geçen bu bölüm okuyucuya Arap müşriklerinin dini inançlarının doğru okunması adına bir perspektif sunmaktadır.
Bir diğer husus "Arap kabileciliği"
Hz. Peygamber'in tebliğ süreciyle birlikte müşrikleri en çok endişeye sevk eden durumlardan biri, birliklerinin bozulma