Martin Eden’e kızabileceğim tek bir nokta bile bırakmamış yazar. Çok uğraştığım, bulamıyorum. Anlıyorum ve anlamıyorum. Kabul ediyorum ama edemiyorum. Deniyorum ama pes ediyorum.
Neden yaptın diyemeyeceğim. Kitap boyunca bize bağıran bir Martin Eden var. Tek bir kişinin dahi inanmadığı, sürekli hayalleri ve hedefleri için hesap veren bir Eden. Kendinden, isteklerinden, yazdıklarından utanan; hayal kırıklığı gölgesinde yaşayan bir Eden. Kendi başına sınıf basamaklarını atlamış bir Eden. En dibi de en tepeyi de deneyimleyip kendini herhangi bir yere sığdıramamış bir Eden.
Kitap ilmek ilmek o sona çağırıyordu bizi. Martin Eden, ilk cümlede söylediğim gibi, sana kızacak tek bir nokta bize bırakmadığın için çok kızgınım sana.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
Bir delinin hatıra defteri.. Okudukça yoruldum, sanço çok aptalsın diyip durdum. Don kişot bi touch blue getir kanka???
Konu ve kurgu alıp götürüyor, ancak hikayenin neresinden tutacağımı bilemedim.
Don KişotMiguel de Cervantes · Anonim Yayıncılık · 202427,5bin okunma
Okurken “Yeter artık bit, Nora sus artık!” derken buldum kendimi defalarca. Pişmanlıklar, hayatın ve kararların birbiriyle iç içe geçişini okuduk. Olabileceğimiz her versiyonumuz ile tanışsaydık nasıl olurdu? En iyi versiyonumuzda kalmakta ısrarcı olur muyduk?
Kitabı bitirmek için çok uğraştım, Noranın aptallığını gizlediği melankolisini takip edemedim. Kitabın ve yazarın sevenleri için güzel okumalar dilerim.
Belki de bastırdığım pişmanlıklarımı ve memnuniyetsizliğimi hatırlattığı için bir daha Noraya selam vermek için kitabı elime almayacağım. Bittiği için mutlu olduğum bir kitap.