Öfke nöbetinin patlak vermesini alabildiğine kolaylaştıran etkenler arasında özellikle alkolü
sayabiliriz. Bazı insanlarda pek az miktarda alınan alkol, çoğu zaman öfke nöbeti için yeterlidir. Bilindiği
gibi alkol, uygarlığın kişi önüne çıkardığı engelleri zayıflatıcı ya da ortadan kaldırıcı yönde etki yapar.
Alkolle zehirlenen insan, sanki uygarlıktan hiç nasibini almamış biri gibi davranır. Kendisi üzerindeki
denetimi yitirir, başkalarını hiç umursamaz. İnsan soydaşlarına karşı beslediği düşmanlığı alkol almadığı
zamanlar güçlükle baskılayıp saklarken, içkili durumda söz konusu duygu sere serpe açığa vurur kendini.
Dolayısıyla, yaşama uyum sağlayamayan insanların kendilerini içkiye vermeleri bir rastlantı değildir.
Böyleleri içkide avuntu ararlar kendilerine, önce içkiyi, unutmalarını sağlayacak bir çare olarak görür,
beri yandan bunu, erişmeyi çok istedikleri kimi şeylere erişemeyişleri için bir bahane olarak öne sürerler.
Sitemli
davranmayı yine elden bırakmış olmamak için şurasını bir kez daha belirtelim ki, her güçlülük eğilim ve
çabasının temelini bir güçsüzlük ve aşağılık duygusu oluşturur.
Bu son vakada açıkça görüyoruz ki, bizi doğru yoldan saptıran, nesnel deneyimlerimiz değil, nesneler
konusundaki kişisel görüşümüz, olayları teraziye vuruş ve değerlendiriş tarzımızdır.
İnsanlığın büyük eserlerinin, hırs denilen şey olmadan yaratılamayacağı ileri sürülür sık sık. Ama bu,
gerçekle ilgisiz bir görüş ve yanlış bir perspektiften başka bir şey değildir. Kendini beğenmişlikten
arınmış kimse gösterilemeyeceği için, herkeste ilgili özellikten bir parça var demektir. Ancak, insanın
izleyeceği temel doğrultuyu belirleyen ve yararlı işler yapması için onu gerekli güçlerle donatan, böyle
bir özellik değildir kuşkusuz. Toplum hiç hesaba katılmadan, dâhice bir işin başarılabileceği
düşünülemez. Bunun tek koşulu, her zaman toplumla ilişkinin sürdürülmesi ve toplumu ileriye götürme
konusunda bir isteğin duyulmasıdır. Yoksa elde edilecek başarıya değerli gözüyle bakmamız olanaksızdır.
Bir başarıda kendini beğenmişlik rol oynarsa, kuşkusuz salt aksatıcı ve engelleyici nitelik taşır bu rol;
başarıyı olumlu yönde pek etkileyemez.