Sevgili Bilge , bana bir mektup yazmış olsaydın, bende sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak , birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. ✨
Oğuz Atay
Ve siz de katılırsınız ki kadınlara hitap eden bir sonun özellikle methedici ve yüceltici bir yanı olmalıdır.
(Kadınlara) Sizden sorumluluklarınızı hatırlamanızı, daha yüce ve zeki olmanızı istiyorum; bu şeylerin size ne kadar bağlı olduğunu ve geleceği nasıl etkileyeceğinizi size hatırlatmalıyım.
Çiçeklere hoş sözler söyleyip onlara sürekli iltifat etmezsen, yapraklarına usulca dokunarak onlara güzel olduklarını hatırlatmazsan, ruhlarıyla konuşmazsan yani kısacası, ansızın solup giderler, hiç anlamazsın bile evladım derdi bana babaannem, babaanneme hep inandım.Babaannelere inanılır çünkü.
Okuma , yazma bilmezdi babaannem, ümmiydi, Hegel hakkında bir fikri yoktu mesela, Niçe'yi daha önce hiç duymamıştı, az biliyordu,geceleri kurt-kuş uyuyunca secdeye kapanıp dua ederdi, gözleri nemliydi.Kalbine bakardı ilahi bir ısrarla.Bu israrı yalnızca kalbine karşı kullandığına da şahitlik ederdim.
Bir ümminin gözlerinde saklıydı kainat, eski ahitte de aynı böyle yazardı.