Karşı çıkmak, vazgeçemediğim bir tutkumdur, zaten bütün hayatım üzücü ve kırıcı bir karşı çıkmalar zincirinden ibaret, gerek duygularıma gerek mantığıma. Taşkın birinin yanında buz kesilirim; galiba ancak çekingen, donuk biriyle kuracağım yakın bir ilişki tutkulu bir hayalperest çıkarabilirdi benden.
Şu anlamsız dünya ruhumu bozmuş, kafam tedirgin, yüreğim doymak bilmiyor; hiçbir şeyle yetinmiyorum; zevke nasıl alıştıysam acıya da öyle alışıyorum, hayatım gittikçe boşalıyor; bir tek çare kaldı benim için: yolculuk etmek.
Bu kimseler "benlik" kelimesinin belli bir kültür ve zaman dilimi içinde kişinin kendi arzusu ve başkalarının talepleri doğrultusunda şekillenen bir performanslar bütününü ifade etmek için kullanıldığı kanaatindeler.