İnsanoğlunun dünyada aradığı her şeyi, yani kimin önünde eğileceğini, vicdanını kime teslim edeceğini ve nihayet dünya çapında bir birlik gereksinmesi, insanın üçüncü ve sonuncu ıstırabı olduğu için tartışmalardan uzak, ortaklaşa kabul edilecek bir karınca yuvasında herkesle ne şekilde birleşeceğini halletmiş olurdun. İnsanlık her zaman her şeyini dünya çapında kurmak istemiştir.
Güçlülerin katlandıklarına katlanamayan geri kalan zayıf insanların suçu nedir? Bu kadar müthiş yetenekleri olmayan zayıf bir ruhun suçu nedir? Sahiden sadece seçilmişlere ve seçilmişler için mi geldin?
"Çarmıhtan in, sen olduğuna inanalım" diyerek seni kızdırıp bağırdıkları zaman çarmıhtan inmedin. İnmedin, çünkü insanı bir kere daha bir mucizeyle esir etmek istemedin ve mucizeye dayanan bir inanç değil, özgür bir inanç olsun istedin. Bir kölenin kendisini ebediyen korkutmuş olan güç karşısında duyduğu kölece hayranlıkları değil, özgür sevgiyi istiyordun.
Kahramanlığının kitaplarda korunacağını, zamanın derinliklerine ve dünyanın en son sınırlarına kadar ulaşacağını biliyordun ve insanın da seni izleyerek mucizeye gerek duymadan Tanrı 'yla yetineceğine güveniyordun. Ama insanın mucizeyi reddeder etmez Tanrı 'yı da hemen reddeceğini, çünkü insanın bir Tanrı'dan ziyade mucize aradığını bilmiyordun.
Ve insan mucizesiz kalamayacağı için kendisine yeni mucizeler, artık kendisine ait olan mucizeler yaratacak ve üfürükçülerin mucizesi, kocakarıların büyüsü önünde eğilecektir, üstelik yüz kere isyancı, zındık ve tanrısız da olsa bunu yapacaktır.